Menopoza Kaç Yaşında Girilir?
Dünya genelinde 51 yaş menopoz yaşı olarak anılır. Her ne kadar menopoz için 51 yaş genel olarak kabul edilse de çevreye, ırka, hayat standartlarına ve beslenme tarzına gibi bir takım faktörlere dayanarak menopoz yaşı farklılık göstermektedir. Ülkemiz kadınları yapılan araştırma sonuçlarına göre ortalama olarak 46 ila 49 yaşları arasında menopoza girmektedir.
100 sene öncesinde dünya genelinde bugünkinden 4-5 yaş daha önce menopoza girilmekteydi fakat yine aynı zaman diliminde kızların ilk adet görme yaşı da bugün ki yaşlarından 4-5 yaş önceydi.
Bir kadının menopoza ne zaman girileceği aslında doğduğu andan itibaren bellidir. Bunu geciktirmek ya da erkene almak bizim çok fazla elimizde olan bir şey değildir. Fakat bazı faktörler doğrultusunda bu süreyi 1-2 yıl ileri atabilir ya da erkene çekebiliriz. Basit bir örnek verecek olursak sigara içen kadınlar 1-2 yıl daha erken menopoza girmektedir. Yine beslenmenin de menopoz üzerindeki etkisi büyüktür. Erken menopoza karşı doğru beslenilmeli, stresten uzak durulmalı ve sağlığa dikkat edilmelidir.
İlgili aramalar: menopoza kaç yaşında girilir? menopoz yaşı nedir? menopoz yaşı kaçtır?
ERKEN MENOPOZ NEDİR?
Bir çocuk dünyaya gelirken erkek ve kız çocuk olarak anatomik açıdan her türlü gelişimini tamamlamıştır. Erkek çocukların testislerinde bulunan sperm hücreleri ve kız çocukların yumurtalıklarında bulunan yumurtalar henüz olgunlaşmadan yerlerini almışlardır. Ergenlik sürecine girildiğinde (ki bu süreç günümüzde artık 11-12 yaşına kadar düşmüştür) vücuttaki bu üreme hücreleri olgunlaşarak faaliyete geçmeye başlarlar. Kız çocuklar ortalama 12 yaşından sonra periyodik olarak 27 günde bir her ay bir tane olmak üzere bu yumurtaları vücuttan atarlar. Bu süreç bir kadında ortalama 46 ile 50 yaşlarına kadar devam eder. Tıp dilinde bu olay regl (adet kanaması) olarak tabir edilir.
Bir kadında üreme olgunluğu regl ile başlar ve kadınlar doğurganlığa ilk adımı bu periyotla atarlar.Normal regl süresi (adet kanaması) 12 ile 46 yaş arasıdır. Bir kadında regl sürecinin sona ermesi bazen 35'li yaşlara kadar düşmektedir. Ortalama 35'li yaşlarda başlayan adet kanamalarının sona ermesi erken menopoz olarak adlandırılır. Günümüzde erken menopoza giren kadınların oranında önemli bir artış gözlenmektedir. Menopoza girme süresi kuzey ülkeleri (İzlanda, İsveç, Norveç vb), Asya ve Afrika ülkelerinde farklılıklar göstermektedir. İklim şartları, sosyo-ekonomik etkenler, beslenme alışkanlıkları da erken menopozun gerçekleşmesinde etken olarak öngörülmüştür.
Erken menopozun en önemli yönü doğurganlık olayının erken sona ermesidir. Özellikle çalışan kadının iş hayatında daha aktif olarak yer alması ile beraber stresli çalışma şartları da erken menopoza girmede önemli sebeplerden birisidir.
Etiketler: erken menopoz, menopoz
ERKEN MENOPOZ NEDEN OLUR?
Genel olarak son dönemde kadınların iş hayatında daha aktif hale gelmesi ve hamile kalmanın iş kariyerini olumsuz yönde etkilemesini istemeyen kadınlar gebe kalmayı ikinci plana atmaktadır. Daha sonra ise çok istemelerine rağmen hamile kalmaları zorlaşmaktadır. Bu durum genelde bir hekime başvurulup sebepler araştırıldığında erken menopoz sürecinin başladığını ortaya çıkarmaktadır. Bazen de tam tersi olarak evlenme oranının 12-13 yaşına kadar düşmesi, erken ve çoğul gebeliklerin çok erken yaşlarda olması üreme metabolizmasında yoğun hasarlara sebep olmaktadır.
Erken menopozda diğer etkenlerden bazıları da yaşanmış bir rahatsızlık sonucu kadının her iki yumurtalığının birden çıkarılması, kimyasal tedavi ya da ışın tedavisi gören hastaların yumurtalıklarının zarar görmesi, kötü alışkanlıklar veya kişinin genetik ailevi yapısının durumu önemli rol oynamaktadır. Eğer kadının ailesinde (anne, teyze, hala, anneanne gibi) diğer kadınlarda erken menopoz olgusuna rastlanılmış ise bu kişininde erken menopoza girme ihtimali oldukça yüksek olacaktır.
Otoimmün dediğimiz kişinin kendi organlarını yabancı doku olarak algılaması ve yok etmeye çalışması ki eğer bu doku kadının yumurtaları ise onlara bu sebepten zarar vermesi de erken menopoza sebep olabilir. Genetik sebeplerden dolayı oluşan Frajil ve Turner Sendromu kadınlarda pek sık ortaya çıkmasa da yumurtalıkları erken tüketebilmektedir. Sigara içilmesi veya ruhsal bunalım gibi rahatsızlıklar erken menopoza belki sebep olmaz ama bu aşamayı hızlandırabilir. Tüm bu sebeplerden dolayı erken menopoz bir nevi çağımız hastalığıdır.
Etiketler: erken menopoz, menopoz
MENOPOZ YAŞI KAÇTIR?
Normal şartlarda bir kadının ilk regl (adet kanaması) durumu 12-13 yaşlarında başlar. Ancak bu yaş skalası günümüzde çocukların anne karnından başlayarak gelişimin daha hızlı ve anatomik yapılarının daha kuvvetli olması sebebiyle 9-10 yaşa kadar inme eğilim göstermektedir. Bu durumu elbette annelerin beslenme ve çocuk gelişimi konusunda daha bilinçli olması, kendilerini bu konuda daha çok eğitmeleri ve daha araştırmacı olmaları desteklemektedir.
Kız çocukları ortalama on iki yaşında girerler ve her ay ortalama 20 ile 27 gün arasındaki periyodik süreçte vücuttan bir yumurta atılımı yaşarlar. Bu süre normalde 45 ila 50 yaş aralığına kadar devam eder. Menopoz yaşında alt sınır kırk beş olmakla beraber kişilerin bulundukları yöre, yaşadıkları coğrafya, ten renkleri( koyu cilt-açık cilt tonu),sıcak ve soğuk iklimde yaşamaları menopoz yaş sınırını etkileyen unsurlardır. Türkiye ve Avrupa ülkeleri için menopoz yaşı alt sınırı 45-46 üst sınırı ise elli yaş olarak kabul edilmektedir. Sıcak ülkelerde menopoz yaşı 52- 53 kadar çıkmaktadır.
Bir kadın menopoza girme yaşından sonra da rutin adet kanamaları devam ediyorsa bunun mutlaka araştırılması lazımdır. Daha ileri yaşlarda adet kanamaları halk arasında sanki doğurganlık açısından iyi bir olaymış gibi düşünülse de bunun mutlaka incelenmesi gerekir. İlerleyen yaşlarda devam eden adet kanamaları veya geç menopoz bulguları kadınlarda özellikle rahim duvarında meydana gelen kalınlaşmaya yol açmakta buda ilerleyen dönemde kanser bulgularına kadar devam etmektedir.
Menopoz Geciktirilebilir mi?
Erken menopozun en önemli belirtisi periyodik olarak 27 günde bir olan adet kanamalarındaki sürenin bazen kısalması bazen de uzaması gibi düzensizliklerdir. Ayrıca gerçekleşen adet yoğunluğundaki yavaşlama, menopozda meydana çıkan ateş basması, gece terlemeleri, bazen gerçekleşen ruhsal değişiklikler de erken menopoz bulgularındandır.
Tüm bu sorunlar aslında kadın vücudunda en önemli salınan madde olan östrojen hormonunun gittikçe az üretilmeye başlaması veya tamamen kesilmesinden dolayıdır. Menopoz dönemlerinin mutlaka ilgili bir hekim tarafından takip edilmesinde fayda vardır. Yapılacak ilaç vb. tedavilerle bu sürecin rahat atlatılması veyaerkenmenopoz geciktirilir mi? sorusuna bir cevaptır. Erken menopozun geciktirilmesinde en etkin tedavi yöntemi vücutta eksilmeye başlayan veya tükenen östrojen hormonunun yapay yollar ile vücuda verilmesidir.Ancak bu tedavinin en büyük handikap vücutta eğer kanserli hücre varsa aktif hale gelmesi ihtimalidir.Bu yüzden östrojen tedavisine başlamadan önce hastanın genetik özelliklerinin detaylı olarak araştırılması büyük önem taşır.Ailede anne,teyze,hala veya anneanne gibi yakınlarda göğüs,rahim vb kanser türleri geçirmiş bir birey varsa mutlaka östrojen hormonu tedavisinin kesilmesi gerekir.
Ayrıca DHEA adı verilen bir çeşit anti-aging madde de (bir nevi yaşlanmayı geciktirici madde) vücutta geri dönmeyi hızlandırarak yumurta üretimini yeniden aktif hale getirir veerkenmenopozun geciktirilmesi sağlanır.Erken menopozun sebebi eğer otoimmun bir hastalığa bağlı ise bu hastalığın sebepleri ortadan kaldırılıp tedavisi gerçekleşirse problemin kendiliğinden düzeldiği görülür.Bu oran ise ancak %1 düzeyindedir.
Etiketler: erken menopoz, menopoz
MENOPOZA GİRMEK ÖNLENEBİLİR Mİ?
Erken menopoz genel olarak her ay normal şartlarda adet kanaması yaşayan bir kadının otuz beş yaşından önce adet kanamalarının sona ermesidir. Tabi ki bu durumun en önemli sonucu kadının doğurganlığının bitmesidir. Bazı durumlarda görülen ilaç tedavileri, ruhsal bedensel yaşanan hastalıklar, genetik ailevi faktörler hatta yaşanan coğrafik mekan bile erken menopoz yaşını tetikleyen unsurlardır.
Yaşadığımızda çağda kadının daha fazla sosyalleşmesi ve iş hayatında daha aktif rol oynaması, annelik içgüdüsünden uzaklaşarak daha fazla kariyer yapma ve maddi bağımsızlığını kazanma güdüsüne dönüşmüştür. Bu sebeple çalışma hayatının yoğun temposu beraberinde güç ve zorlu çalışma temposu ve genetik etkenler erken menopozun meydana gelmesinde aktif rol oynamaktadır. Erken menopoz önlenebilir mi? Bu soru bize her ne kadar kadınların kişisel ve maddi özgürlüklerin peşinde koşsalar bile yine de annelik içgüdüsünün mutlaka baskın olduğunu anlatmaktadır. Kariyer yapma amacıyla annelik planlarını ikinci sıraya koyan kadınlar erken menopoza girdiklerinde bunu önlemek için mevcut her türlü yöntemi denemektedirler.
Kadınlar mutlaka kariyer planlarını yaparken otuz beş yaşın kendileri için üreme sürecinde bir dönüm noktası olduğunu unutmamalıdırlar. En az altı ayda bir mutlaka rutin hormon testlerini ve doktor kontrollerini yaptırmaları, yumurtalıklarının çalışma durumlarını gösterir testlerini ihmal etmemeleri, ultrason ve kan seviyelerinin ölçümlerini yaptırmaları çok büyük önem taşır. Bunların içinde yumurtalık rezervlerini gösterir adet kanamasının ilk günlerinde vajinal ultrasonografi ile yapılan antralfolikül sayısı ölçümü erken menopoza girmenin önlenmesinde önemli bulgular ortaya koyar.
MENOPOZDA ATEŞ BASMASI NEDEN OLUR?
Ateş basması herhangi bir rahatsızlığa bağlı olmaksızın aniden baştan başlayarak boyun ve göğse doğru yayılan bir nevi vücut ısısının normalin üzerinde artmasıdır. Menopoza giren kadınlarda genelde ilk birkaç yıl ateş basmaları ataklar halinde seyreder. Bu ataklar esnasında vücut ısısının da gerçekten yükseldiği yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Bu ataklar genelde bir iki yıl içinde geçebildiği gibi bazen beş yıla kadar da uzadığı gözlemlenmiştir.
Ateş basmaları bazen o kadar şiddetli olur ki bu kadının güncel hayatını etkiler hale gelir. Menopozda ateş basmasının en önemli sebebi vücutta azalan östrojen hormonudur. Östrojen hormonunun beyin işlevi üzerindeki etkisi yadsınamaz. Vücudumuzda bir nevi termostat görevi gören sinir uçları arasındaki titreşimi NÖROTRANSMİTTER adı verilen saydam sıvı madde sağlar. Östrojen hormonunun azalması ile beraber bu sıvı salınımında da düşme gerçekleşir. Bu durumun vücudun ısı ayarını yapan termostat düzeneğinde bozulmaya sebep olduğu yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Menopozda ateş basmasının tedavisinde azalan bu nörotransmitter dengesinin düzenlenmesine yardımcı ilaçlar kullanılmakta ve olumlu sonuçlar elde edilmektedir.
Aşırı şiddetle gerçekleşen bu ısı artışı vücuttaki damarlarda genişlemeye yol açtığından mevcut etkisinden daha geniş bir yüzeyde hissedilmektedir. Bu dönemde bol sıvı tüketimi, acı-baharatlı ve yağlı yiyecekler yerine sebze-meyve ağırlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Özellikle soya ağırlıklı besinler tüketme östrojen hormonunun takviyesinde kullanılan doğal bir tedavi yöntemi olarak araştırmalarda önemli yer almaktadır.
Etiketler: ateş basması, menopoz
MENOPOZA GİRİLDİĞİ NASIL ANLAŞILIR?
Normal durumlarda bir kadının oniki yaşından başlayarak kırk beş yaşına kadar her ay düzenli olarak adet kanaması geçirdiği düşünülürse menopoza girilmesinin en kati belirtisi öncelikle adet kanamalarında meydana gelen düzensizliklerdir. Adet kanamalarının süresindeki ve miktarındaki azalış, her ay yerine birkaç ayda bir gerçekleşmeye başlayan kanamalar (bu zamanla altı ayda bire kadar uzar) menopoza girmedeki en önemli işarettir. Adet kanamalarındaki azalışlar ile beraber gün içinde herhangi bir hastalık olmadan gerçekleşen ani ve sık ateş basmaları da en yaygın işaretlerdendir. Bu belirtilerin başlangıcı menopoza tam girilmeden en az bir yıl öncesini de kapsayabilmektedir.
Menopozun belirtileri sadece fiziksel belirtilerden ibaret değildir. Menopoza giren kadın da aynı zamanda ruhsal yönden aşırı hassasiyet, sinirlilik, alınganlık, çevresine karşı ilgisizlik gibi duygusal değişimlerde gözlemlenmektedir. Bu sürecin atlatılmasında mutlaka bir hekim ve psikiyatr uzmanından bilgi almakta fayda görülür. Yine hekim kontrolünde olmak kaydıyla hafif sakinleştirici yatıştırıcılar ile hormon dengeleyici tedavi amaçlı ilaç kullanımları da bu dönemin rahat bir şekilde geçirilmesinde yararlıdır. Bu şikayetlerde hemen her kadında görülür. Genelde sohbet ortamlarında aynı sorunların diğer kadınlar tarafından konuşulması da kadınlarda menopoza girildiğinin anlaşılmasındaki ortak noktadır.
Bir kadın az veya çok menopoza girdiğini yaşadığı vücudundaki değişikliklerden ve hormonsal değişikliklerden hisseder.Bazı kadınlarda tansiyonda düzensizlikler, uykusuzluk, huzursuzluk, depresif davranışlar da görülür. Çok az kadın ise bu dönemi rutin bir olaymış gibi rahatlıkla atlatmaktadır. Bu dönemde kişinin kendi ne bazı hobiler edinmesi, spor yapması çok faydalıdır.
Etiketler: menopoz, menopozun belirtileri
MENOPOZDAN SONRA VÜCUTTA GÖRÜLEN DEĞİŞİKLİKLER
Menopozdan sonra vücutta görülen değişiklikleraslında menopoz öncesi de kendini yavaş yavaş hissettirmeye başlar. Bu süre menopoza girmeden iki–üç sene öncesine kadar devam eder. En önemli değişiklik ise vücutta hormon seviyesindeki bulgularda yer alır. Özellikle cilde doğal esnekliğini veren, cildi gergin, genç ve diri gösteren östrojen hormonu azalmaya başladıkça hem adet kanamalarında düzensizliklere ve kesintilere sebep olur hem de ciltte erken yaşlanmaya yol açar.
Östrojen hormonunun azalması diğer androjen adı verilen progesteron ve testosteron hormonlarında da azalmaya sebep olur. Bu hormonlar vücutta üremede ihtiyaç duyulan en önemli hormonlardır. Bu hormonlarda meydana gelen düzensizliklerden dolayı bazı organ ve dokularda sıvı kaybı ortaya çıkar. Bazı organlarda elastikiyet kaybı ve doku küçülmeleri meydana gelir. Menopozdan sonra vücutta görülen en önemli değişiklik genel anatomik görünümde olur. Göğüslerde yağ dokularının erimesi ve sarkmaların çoğalması, genel vücuttaki kıllanmanın azalması ile beraber yüzdeki kıllanmanın artması dikkat çekicidir. Cilt esnekliğini kaybettiği için kırışıklıkların artması yoğundur. Yumurtalıklar ultrason ile bile zor görünür şekildedir. Rahim iç tabakası kalınlaşmaya başlar ve rahim küçülür. Rahim ağzı ve rahmin boyut olarak küçüldüğü gözlemlenir. Saçlarda dökülmeler çoğalır ve saçın uzama süresi daha geçtir.
Osteoporozun meydana gelmesi bu dönemde başlar. Erken yaşlardaki kalsiyum beslenmesinin önemi ortaya çıkar. Osteoporoz (kemik erimesi) menopozdan sonra başlar ve zaman içinde kemiklerde kırılma ve omurgada kamburlaşmaya yol açtığı gözlenmiştir.
Etiketler: menopoz, menopoz değişiklikleri, menopoz sonrası
Menopoz Döneminde Neler Olur?
Kadınlarımızın hayatındaki önemli dönüm noktalarından bir tanesidir menopoz.
Adetlerin kesilmesi ve doğurganlığın bitmesi anlatılır bu kelime ile. Gerçek kelime anlamı -son adet kanamasıdır. Ortalama 40 yaşlarında, kadınlarda yumurtalıklar, beyinden gelen uyarılara daha az yanıt vermeye başlarlar.
Bu donem klimakterium çağı olarak bilinmektedir. Bu dönemdeki kadınlarda adetler arasında bulunan zaman uzamaya başlar, kanama miktarı azalır, gece terlemeleri ve sıcak basmalar başlamaktadır. Menopoz da Dediğimiz adetten kesilmede işte bu süreçte ortaya çıkar.
Menopoza girme yaşı, ortalama olarak 51 yaş dolayıdır.
Yüz yılımız başlarında 50 yaşı dahi bulmayan ortalama olarak kadın ömrünün, günümüzde 75 yaş dolayında olması menopozdan sonra geçecek olan sürecin önemini arttırmaktadır.