Sağlıklı yaşam için son trend: NAR SUYU

on 16 Aralık 2014 Salı



Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması. Narın, damar tıkanıklıklarını % 44 oranında gerilettiğini söyleyen Dr. Ayça Elem Kaya, “Narın, ‘ACE’ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü etkisinin de olduğu ortaya konmuştur. 1 bardak nar suyunun, 2 kadeh kırmızı şaraba, 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu bağlamda, günlük bir bardak nar suyu tüketmenin koruyucu etkisinin olduğu söylenebilir” diyor.

Narın adeta bir ‘ilaç’ olduğunu söyleyen uzmanlar
, bu ‘doğal antibiyotik’in sofralardan eksik edilmemesi gerektiğini vurguluyorlar. Anadolu Üniversitesi Tıbbi ve Aromatik Bitki ve İlaç Araştırma Merkezi (TBAM) kurucusu ve eski müdürü, Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüsnü Can Başer, nar suyunun özellikle damar sertliğine karşı güçlü etkisinin olduğunun bilimsel çalışmalarla gösterildiğini söylüyor: “Nar tanelerinden ziyade, tüm meyveden üretilen nar suyunun kırmızı şarap ve yeşil çaya nazaran üç kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu bulundu. Meyve kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içerir. İshal kesici ve kurt düşürücü özelliği vardır. Kanlı ishalde kullanılır. Meyve kabuğu ekstresinin güçlü virüs ve mikrop öldürücü özelliği de var. Cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösterir. Meyve kabuğu tanenlerinin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor.”

“Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitaminler, mineraller, enzimler, antioksidanlar var. Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır. Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir.”

Narın yararlarıyla ilgili pek çok bilimsel çalışmanın olduğunu söyleyen bilim adamları, özellikle de enfeksiyon hastalıkları açısından risk altında olduğumuz bu kış aylarında bol bol nar tüketmeyi öneriyorlar.
Narın, C vitamini deposu olduğunu söyleyen Acıbadem Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu, diğer faydalarına ilişkin şunları söylüyor: “Nar, Türkiye’de Batı ve Güneydoğu Anadolu’da yetişen, haziran ve temmuz aylarında kırmızı renkli çiçeklerle açan, portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etli bir meyvedir. Nar meyvesini yemek her ne kadar zor ve zahmetli olsa da vücudumuza birçok faydaları bulunur. Narda, kansere karşı koruyucu antioksidanlar bulunur. Antioksidanlar, oksitlenmeyi önleyici maddelerdir. Kendilerini feda ederek hücrelerimizi oksitlenmekten korurlar. Bunu, vücudumuzdaki bazı enzimleri arttırıp savunma mekanizmamızı daha da güçlendirerek yaparlar.
Nar suyundaki antioksidan miktarı, kırmızı şarap, yeşil çay, kızılcık ve portakal suyuna göre 3 kat daha fazla. Nar ayrıca diğer bir antioksidan vitamin olan C vitamini yönünden de zengindir. Vücudumuz için önemli mineraller olan demir ve potasyum içeriğine sahip bir meyvedir. Narın mikro besin içeriğine bağlı, vücudu ve kalbi kuvvetlendirme, ishali kesme, şerit düşürme, burun poliplerine faydalı olma gibi yararları bulunduğu bazı çalışmalarla ortaya konulmuştur.” kaynak:tempodergisi.com


CEVİZİN FAYDALARI




Ceviz her derde devaDoğanın insanlara sunduğu en büyük nimetlerden biri olan cevizin, şekerden kolesterole kadar yararlarını okuduğunuzda şaşıracaksınız...
***Cevizin faydaları saymakla bitmez
Yüksek kolesterolü düşüren ceviz, damar tıkanıklıklarını ve şeker hastalığı tedavisine yardımcı oluyor. İçerdiği demir sayesinde kansızlığa iyi geliyor.


Kötü kolesterolün düşmanı Cevizin, damar tıkanıklığı ve şeker hastalığının tedavisinde kullanılabileceğini söyleyen, Karadeniz Teknik Üniversitesi Ordu Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Turan Karadeniz, cevizin kanda zararlı kolesterolün birikmesini önlediğini ve yüksek kolesterolü düşürdüğünü söylüyor.


CEVİZ YAPRAĞINI KAYNATIN Prof. Dr. Karadeniz, taze cevizde yüzde 5-6 oranında C vitamini bulunduğunu belirterek, "Kuru ceviz bol miktarda C, B1, B2, A ve E vitaminlerini içermektedir" diyor. Prof. Dr. Karadeniz, şeker hastalarının ceviz yaprağını kaynatıp içmelerini öneriyor ve cevizin beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını da ihtiva ettiğini söylüyor.


VEREMDE TEDAVİYE DESTEK CEVİZİN, verem hastalığında hem besleyici hem de tedavi edici özellik gösterdiğini söyleyen uzmanlar, her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirtiyor. Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlıyor. Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açıyor. Mideyi kuvvetlendirip boğaz hastalıklarına iyi geliyor. Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok oluyor.

CEVİZDEN GELEN GÜZELLİK
Cevizin yiyecek olarak tüketilmesinin yanı sıra kadınlarının güzellik maskesi olarak da ilgi görüyor. Uzmanlar cevizin mükemmel bir güzellik iksiri olduğunu söylüyor.Çünkü cevizle yapılacak maske, ciltteki ölü hücrelerden kurtulmak için doğal bir tedavi yöntemi. Ölü hücrelerle kaplı bir cilde kolayca canlılık veren ceviz maskesi, bu ölü hücreleri yok eden bir özelliğe sahiptir.
Maske Hazırlanışı Cevizleri iyice öğütün, hatta bir havan veya tülbent içinde döverek toz haline getirin. İçine bir kaşık bal, bir kaşık portakal suyu ve dört kaşık da süt ekleyin. Bu karışımı yüzünüze sürüp on dakika bekletin ve hafif masaj yapın. Bu masaj pul pul görünen cildinizin sağlıklı bir görünüm kazanmasını sağlar. Bu işlemin ardından yüzünüzü ılık suyla durulamayı da ihmal etmeyin kaynak:netten alıntıdır


KAYISININ FAYDALARI



Kayısının sağlığa faydaları
Kayısı, günlük enerji ve protein gereksiniminin karşılanmasında çok az katkıda bulunmakla birlikte mineral maddelerden potasyum ve vitaminler açısından zengindir.


-Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
-Karaciğerin tahrip olan kısmının tamirini yapar.
-Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında ön
emli rol oynar.
-Kan yapımını artırarak,kansızlığa engel olur.
-Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
-Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
-Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
-Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
-Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
-Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar. Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur.
-Kayısının potasyumca zengin,sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

kaynak:kozlucalilar.net


AVAKADONUN FAYDALARI



Faydaları

Kabıza karşı etkili, bağışıklık sistemini güçlendirici özellikleri bulunmaktadır. İçerdiği doymamış yağ asitleri kanda kolesterolün yükselmesini önler dolayısıyla Kalp ve damar hastalıkları için en iyi doğal ilaçtır. Avokado, vücutta toksit maddeleri etkisiz hale getirerek, yaşlılığa yol açan zararlı maddeleri yok eder. Dolayısıyla yaşlanma sürecini yavaşlatarak hastalıkları önlemede önemli rol oynar.

İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler küçük çocukların ve hamile bayanların dengeli ve sağlıklı beslenmelerinde çok gerekli olan maddelerdir. Avokado, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapar.

Nasıl ve Nerede Kullanacağız?

1. Meyve uzunlamasına ortadan kesilir. Ortadaki iri çekirdek çıkarılır. Meyve ince ince cips gibi doğranır veya ezilir. Tuz, kırmızı veya karabiber ekilir. Limon sıkılır karıştırılır. Arzuya göre biraz taze yada kuru soğan kıyılarak ilave edilir, Maydanoz ve domates ilave edilebilir. Salata gibi yenir, yağ istemez.

2.Soyulmuş ve ezilmiş avokado sarımsaklı yoğurt ile karıştırılır. Limon ilave edilmez, böyle de yenilebilir.

3. Omlet yapılır. Peynir yerine avokado konur.

4. Mantar sote gibi sote yapılabilir.

5. Ezilmiş avokado bal ve ezilmiş cevizle karıştırılır. Bu takdirde tuz, limon, biber ilave edilmez.

Bazı öneriler

1. Avokadoları soyduktan sonra kararmamaları için limonlu suda bekletin.

2. Saltalar için, avokadoları dilimlemek yerine bir kaşıkla oval parçalar çıkardıktan sonra üzerlerine limon sıkarak servis yapabilirsiniz.

3. Çabuk sos hazırlamak için, soyulmuş avokadoyu püre haline getirin. İçine 1 çorba kaşığı rendelenmiş soğan, 1 limonun suyu, tuz ve karabiber ekledikten sonra karıştırın. Havuç, salatalık ve kerevizle servis yapılır.

4. Avokado tavuğa çok yakışır. Taze bir pidenin veya sandviçin içine haşlanmış tavuk, ince dilimlenmiş avokado, marul yaprakları, domates dilimleri , taze soğan koyulur, arasına mayonez gezdirilir afiyetle yenir.

kaynak:verita.com


ÖMRÜ UZATAN 7 GIDA



Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007’ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.
Kalbi koruyor

BADEM: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor

Diyabeti önlüyor
KAHVE:
Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor

TARÇIN:
Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.
Patatesi haşlayın
PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı

SEBZE ÇORBASI: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.
Kansere karşı birebir
ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağıalanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “8oxodG” adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağla¤¤¤¤¤ kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.
Kanseri engelliyor
ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor


KARA ÜZÜM ÇEKİRDEĞİNİN FAYDALARI



Antioksidan olan üzüm çekirdeği vücudu,kendi içinde oluşan ya da dış kaynaklı serbest oksijen radikallerinden ve diğer radikallerden korur. Üzüm çekirdeğinin antioksidan özellikleri çoktanınmış antioksidan vitaminler olan C vitamininden 20 kat, E vitamininden ise 50 kat daha üstündür.
Üzüm çekirdeğinin faydaları nelerdir?
Üzüm çekirdeği damar tıkanmasını önler ve damarlarınızı sağlamlaştırır. Hipertansiyon, kalp krizi ve felç olasılığını enaza indirir. Diabetli ve varisli kişilere son derece yararlıdır. Gözü maküler dejenerasyon ve kataraktan korur. Üzüm çekirdeği sürekli bilgisayarın başında olan kişilerin göz sağlığının korunmasında da önemlidir. Üzüm çekirdeği DNA hasarını azaltarak kanser oluşum riskini de minimale indirir.Üzüm çekirdeği cildin bağdokusunda bulunan kollajeni sağlamlaştırır. Deriyi dinçleştirdiği için kozmetik sanayinde merhem olarak da kullanılırÜzüm çekirdeği damarların kollajen dokusunu da sağlamlaştırdığı için damar sertliği ve damar sertliği ile ilgili çok sayıda hastalığı önler.Üzüm çekirdeği histamin salgısını azaltarak alerjiyi önler. Üzüm çekirdeği iltihabi prostaglandinlerin sentezini azaltarak romatizmal hastalıklar, ağrı ve endometrioz gibi durumlarda yararlı olurlar.
Ne kadar üzüm çekirdeği ekstresi kullanılmalı?
Üzüm çekirdeği ekstresinin 100 mg´lık kapsülleri mevcut. Hastalıklardan korunmak için günde 1-2 kapsül yutunuz. Bir hastalığınız varsa dozu iki katına çıkartın. Şimdiye kadar üzüm çekirdeği ekstresinin fazla alınması ile ilgili bir yan etki bildirilmemiştir.Kapsül yerine 1 avuç ya da fincan kara üzüm kurusu da yiyebilirsiniz..Kara üzümü ya da kurusunu yerken çekirdeklerini çiğneyiniz, böylece etkisi de artmış olacaktır. Üzüm çekirdeği gibi kabuğu da proanthosiyanidin içerir.


BROKOLİNİN FAYDALARI




Kansere karşı bizi koruyan ve son yıllarda tüketimi hızla artan brokoli, tam bir sağlık deposu. Uzmanlar, herkese yemesini önerdikleri brokolinin yararlarını şöyle sıralıyor:
-Zengin bir A, E ve C vitaminleri deposu olan brokoli, içeriğindeki flavonoidlerle bağışıklık sistemimizi güçlendirir.
-Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesini yavaşlatmaya yardımcı olur.
-Demir ve çinko da içerdiğinden kadınlarda göğüs kanserini önler.
-Prostat, bağırsak ve idrar kesesi kanserlerine karşı güçlü bir koruyucudur.
-İçerdiği bazı bitkisel hormonlar sayesinde vücudumuzdaki hormon dengesini ayarlayıcı özelliğe sahiptir.
-Kendine özgü lifli yapısı bağırsaklarda oluşan toksinlerin uzaklaştırılmasına ve alınmış ağır metallerin emilmesine yardımcı olur.
- Kabızlığı önler, sindirimi kolaylaştırır.
- Ayrıca kalp rahatsızlığı, felç, katarakt ve kanser risklerini de azaltır.
- Haftada bir kez brokoli tüketerek, bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, hastalıklara karşı daha dayanıklı hale gelebilirsiniz. Brokoliyi haşlarken fazla su kullanmamaya özen gösterin."
KAYNAK:forumex


MAYDANOZUN FAYDALARI



MAYDANOZ DEYİP GEÇMEYİN
her derde deva
Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Bir tutam maydanoz günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar.
MAYDONOZUN FAYDALARI :
-İdrar söktürür. İştah açar.

-İltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar.
-Aydet sancılarını keser. Sürmenajda faydalıdır
-Aydet kanamalarının düzenli olmasını sağlar.
-Yüksek tansiyonu düşürür.
-Zayıflatır(kaynatılıp suyu içilirse)
-Kalbin yorulmasını önler. Kansızlığı giderir.

-Sivilceli, lekeli, pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir
-Kansere karşı korur. Karaciğer şişliğini giderir
-Safra akışını kolaylaştırır.
-Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır.

-Vücutta biriken suyu boşaltır.

-Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.

-Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir
-Romatizmada faydalıdır.
-Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler.

-Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.
-Anne sütünü azaltır ve böylelikle memelerin şişmesini önler.

-Cinsel istekleri artırır. Görme gücünü artırır.

-Damar sertliğine etkilidir.
KAYNAK:netten alıntı

CİLT SAÇ VE GÖZE İYİ GELEN SEBZE VE MEYVELER




CİLT
Cildin rengini melanin belirliyor. Mesela çiller, melaninin bazı bölgelerde yoğunlaş- masından kaynaklanıyor. Yine aynı şekilde
-Havuç, şeftali, kayısı gibi gıdalarda bulunan betakaroten maddesi de cildin rengini etkiliyor. İyi bir cilde sahip olmak için, oksijen, vitamin, mineral, gerekli yağlar, enerji ve protein sağlanması gerekiyor. Bunların eksikliği, cildin canlılığını yitirmesine ve sağlıksız görünmesine yol açıyor. Cildin nemli olmasını sağlayan yağ üretimi, hormonlar tarafından kontrol edilmesine rağmen, yediğiniz içtiğiniz şeylere dikkat ederek de daha güzel bir cilde sahip olabilirsiniz.
-Somon ve onun gibi yağlı balıklar, cildin su tutma kapasitesini arttırarak yumuşak ve taze görünmesini sağlıyor. Nemli bir cilt daha diri oluyor ve kırışıkların oluşması gecikiyor.
- Karpuz, yeşil, sarı, kırmızı iri dolmalık biberler (paprika), yeşillik ve salatalık, cilde nem kazandırıyor. Ayrıca, hafif çizgilerin azalmasına yardım ediyor.
-Portakal, kivi, ıspanak, tatlı patates ve biber, cildin darbelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Güneşe karşı dayanıklılık, cilde elastikiyet ve gençlik kazandırıyor.
- Kabuklu deniz mahsulleri, ayçekirdeği, tam buğday ekmeği, güneş ışınlarının yaşlandırıcı etkisini azaltıyor. Cildin en üst tabakasının su tutmasına yarayarak, alt tabakaların nemli kalmasına yardımcı oluyor. Böylece cilt kurumuyor.
-Soyalı ürünler cildin incelmesini ve kurumasını yavaşlatarak, yaşlanmayı geciktiriyor. Cildin kendini yenilemesine yardımcı oluyor. Papatya çayı, yeşil salata ve muz, cildin kendini yenilemesine ve cildin yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yarıyor. Cilde parlaklık ve canlılık kazandırıyor. Göz altındaki halkalar ile ciltteki çizgileri azalması da, diğer yararları arasında sayılabilir.
-Süt ve süt ürünlerinin içindeki kalsiyum, ciltteki hücrelerin sürekli olarak kendilerini yenilemesini sağlıyor. Ciltteki su oranını dengeliyor dolayısı ile canlı bir cilde sahip olmaya yardımcı oluyor.
-Tam buğday ekmeği, kepekli makarna, yulaf ekmeği ise antioksidan deposu olarak cilde pembelik kazandırıyor ve gençleşmesine yarıyor. Diet lifli makarnalar cilde enerji sağlarken, cilt bu enerji sayesinde kendi bakımını yapabiliyor. Ayrıca ciltteki yağ üretimini dengeliyor.
-Havuç, ıspanak, kayısı ve şeftali ise cildi ultraviyole ışınlarından koruyor. Güneş ışınlarından zarar görmüş cildin kendini toplamasına yardımcı oluyor. Fazla güneşte kalmanın neden olacağı kırışıklık riskini azaltıyor.
- Çilek, portakal, kivi ve ıspanak, cilde elastikiyet ve dirilik sağlayan kolajen ve elastin yapısını koruyor. Özellikle çilek, sigaranın cilde verdiği zararlara karşı korunma mekanizması oluşturuyor. İnsan vücudu 1,5-2 metrekare deri ile kaplıdır ve bu yaklaşık 4 kg ağırlığındadır.
SAÇ
Saçlar, güzelliğin ayrılmaz birer parçasıdır. Ancak saç estetik yönünün yanı sıra, kafayı güneş ışınlarından korumaya ve vücut ısısını dengede tutmaya yarıyor. Saçın bu görevlerini görebilmesi ve güzelliğe katkıda bulunabilmesi için, bakımına ve sağıklı olmasına dikkat etmek gerekiyor. Saç uçlarının kırılması, saç dökülmesi, saçların cansız görünmesi ve kepek bir çok insan için büyük bir sorundur. Sağlıklı beslenme ile bu sorunlara da çare bulmak mümkün!
-Hamsi, sardalya, hindi, kırmızı et, saç köklerinin beslenmesine yardımcı olarak dökülmeyi azaltıyor. Kafa derisinin yağ oranını dengeleyip, kurumayı ve kepeklenmeyi önlüyor.
- Fıstık, badem, ayçiçeği, yengeç ise saçın rengini korumasını sağlayıp, saça elastikiyet kazandırarak, kırılmaları azaltıyor. Baklagiller, ceviz, yengeç ve ciğer, saçın rengini ve nemini muhafaza etmesine yardımcı olur. Özellikle ceviz, saçın kuvvetli, hacimli olarak büyümesini sağlıyor.
-Kabak çekirdeği ve ton balığı, saçın nem dengesini sağlıyor. Böylece saç ne çok yağlı ne de kuru oluyor. Ayrıca saçın sağlıklı olarak maksimum hızda uzamasına da yardımcı olurken, kırılmalara karşı koruyan keratin maddesinin üretimini artırıyor.
-Portakal, biber, havuç, kafa derisinin sağlıklı olmasını sağlayarak, güneş ışınlarına karşı korunma sağlıyor. Saç telinin sıcak iklimlerde daha çabuk uzadığını biliyor muydunuz? Eğer günde 100 telden fazla saçınız dökülüyorsa, saçlarınızda bir problem olabilir.
GÖZ
Şüphesiz ki yüzün en etkileyici bölümüdür gözler. Fakat günümüzün yaşam koşullarında gözlerin çok sağlıklı ve parlak görünmesi de bir hayli zor gibi değil mi? Hatta belki makyaj yapmak bile bu yorgunluğu saklayamayabilir. Fakat bunun da çözümü yine sizde!
- Kayısı, havuç, mango, şeftali, yumurta ve ciğer, göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlayarak, göze giren yabancı maddelerden arındırıyor. Göz kapaklarını besleyerek, göz kızarıklığını ve iltihaplanma riskini azaltıyor, güneş ışınlarına karşı korunma sağlıyor.
- Kiraz, üzüm, çilek, yeşil çay ise uzun çalışma saatleri nedeniyle oluşan gözlerdeki gerginliği azaltıyor. Gözdeki kan damarlarını besleyerek, gözlerin canlı ve parlak olmasını sağlıyor. İleride katarakt olma riski de, yine bu meyveleri tüketerek azaltılabiliyor.
- Sarı dolmalık biber, muz, mandalina, portakal ve üzüm, retinayı koruyor. Aynı zamanda göz etrafında oluşan ince çizgileri azaltıyor. Ayçiçeği, susam, avokado, fındık ve badem, göz kapaklarını besleyerek, gözlerin şiş veya kırmızı görünmesini engelliyor. Gözlere kan oturmasını önlemesinin yanı sıra, göz ağrılarını azaltıyor.
-Sarmısak, pırasa, çilek, yeşil çay, gözün bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Gözde arpacık çıkma riskini azaltırken, göz ağrısına, sulanmasına ve kızarmasına engel oluyor. Kepekli makarna, tam buğday ekmeği, gözdeki damarları koruyor. Ayrıca vücudun stresle daha kolay baş etmesine yardımcı olarak, göz etrafında oluşabilecek çizgileri azaltıyor.
-Kiraz, üzüm, portakal, yeşil çay, uzun çalışma nedeniyle oluşan gözlerdeki gerginliği azaltıyor. Papatya çayı, süt, yoğurt, muz, göz etrafında oluşan halkalara ve göz torbalarına iyi geliyor. Göz ağrılarını ve kızarıklıklarını ayrıca çizgilerin oluşumunu azaltıyor. Gece görmeyi sağlayan maddenin havuç, şeftali gibi besinlerde bulunan betakaroten olduğunu duymuş muydunuz?
KAYNAK.piyale.com


AYVANIN FAYDALARI




Ayva deyip geçmeyin ucuz ama her derde deva bir meyvedir protein, şeker, organik asit, A, B2 ve C vitamini ve demir, bakır, potasyum gibi minerallerden zengin, tohumları ise yağ ve protein içermektedir.
AYVANIN FAYDALARI
-Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.
-Birçok hastalığa şifa olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalıdır.
-Her yaşta sinir sistemini güçlendirir, mide ve bağırsakları zararlı mikroplardan koruyarak hazımsızlık gibi sorunları önler.
-Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.
-Grip ve nezle de iyileşmeyi hızlandırır.
-Ayva ya da ayva suyu ishalin geçmesi için de çok faydalıdır.
-Meyvesi veya meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelmektedir. Vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur.
-Ağız kokusunu önler. İçerdiği vitamin ve minarelerle kalp ve damar hastalıklarından koruduğu, varisi önlediği ve varis tedavisine yardımcı olduğu, cinsel gücü artırdığı bildirilmektedir.
-Kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğinden korur.
-Ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır.
-Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelmektedir."
-Ayva çiçeği ve kabuklarının da çok faydalı olduğunu bildiren Yorulmaz, "Ayva çiçeği kaynatılıp içildiğinde annelerin sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir.
-Ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır"
-Ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi ya da yapraklarının kaynatılıp suyu ile gargara yapılabileceğini belirten Prof. Dr. Yorulmaz, dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek içinde ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması gerektiğini söyledi.
-Ayva yapraklarının çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştirdiğini ve uykusuzluğa iyi geldiğini ifade ederek, şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da yenilebilen bir meyve olan ayvanın hem meyvesi, hem yaprağı, çiçek hatta tohumları ile son derece faydalı bir meyve olduğunu kaydetti.
kaynak.netten


KURUYEMİŞLER VE FAYDALARI




Kuruyemişlerin pek çok yararı var. Örneğin beyaz leblebi zayıflamaya yardımcı oluyor. İşte kuruyemişler ve faydaları...

*Badem:Beden ve zihin yorgunluğunu giderir. Böbrek ,mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
*Fındık:Vücuda kuvvet verir. Kalp rahatsızlıklarının en önemli nedeni olan yüksek kolestrolün düşürülmesinde en önemli ilaçtır. (%25.2 oranında)İnsan vücuduna yaralı kalsiyum, demir, karbonhidrat, yağ ve çinko ile metabolizmayı düzenler, kemiklerin gelişmesini sağlar.E vitamini açısından zengindir. Kansızlığa karşı koruyucu etki yapar.Kanser yapıcı etmenlerin oluşmasını önler yada oluştuktan sonra onları etkisiz hale getirerek vücudu korur.
*Antep fıstığı: Antep fıstığında kolesterol yoktur. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığı riskini azaltır. Antep fıstığı, protein yönünden 2 kat,fosfor yönünden 4 kat etten daha üstündür.İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.Yer fıstığıVücudun gelişmesini sağlar. Beden ve zihin gücünü arttırır.Göğsü yumuşatır. Öksürük söktürür.
*Kabuklu yer fıstığı :İçeriğinde sabit yağ ve proteinli maddeler vardır. Böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafifletir.
*Beyaz leblebi :Mide suyunu çekmede ve zayıflamak isteyenler için açlıklarını bastırmada önemli bir işleme sahiptir.
*Sarı leblebi: Hammaddesi nohuttur.Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.
*Ayçekirdeği: Ayçekirdeğinin içeriğindeki yağ damar sertliğini giderir. Kalp, sinir hastalıklarını önler. Bol E vitamini ve protein içerir. Cinsel gücü arttırır. İktidarsızlığı önler.
*Kabak çekirdeği :Mükemmel bir kurt ilacıdır. Günde çocuklarda 10-15 adet,büyüklerde 20-30 adet kabak çekirdeği yenmelidir.Tenya solucanlarını gidermek için de kabak çekirdeği iyi bir ilaçtır.MısırYüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içerir.
*Mısırın: içeriğindeki yüksek karbonhidrat enerji seviyesini yükseltir. İçinde protein, kalsiyum,demir,fosfor, A vitamini bulunur.
kaynak:netten alıntıdır


BALIĞIN FAYDALARI




Balığın faydaları saymakla bitmiyor
Kış aylarının vazgeçilmez besinlerinden olan balık etinin, insan sağlığı açısından birçok faydası var
Balığın kılçığında bulunan yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor
*Kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından önemli. Bu özelliği nedeniyle kemik erimesi sorununu yaşayan ve menopoz dönemindeki kadınların balık etini fazla tüketmesi gerekiyor.
*Balığın kılçığında bulunan yüksek orandaki kalsiyum ve fosfor kemiklerin sağlığı ve dayanıklılığı bakımından önemli.
*Balık eti, kırmızı ete oranla daha az yağlıdır ve bazı özel yağ asitleri içerir. EPA ve DHA adı verilen bu özel asitler, et, süt, peynir gibi diğer hayvansal besinlerde yoktur. Bu yağ asitleri kan pıhtı oluşumunu engelleyerek, atardamarın tıkanmasını önler, böylece
*Kalp krizi ve felç riskini azaltır, tansiyonu düşürür. Bu nedenle şeker hastalarının, kalp hastalığı ve felç riskinden daha çok etkilendikleri için diğer insanlara göre daha fazla balık yemelidirler.” *Balıkların diğer hayvanlara göre genel olarak daha az yağlı olduklarını, bu nedenle kilonun sağlıklı düzeyde tutulabilmesine yardımcı olur balık etinin bu özelliğinden dolayı zayıflama diyetlerinin vazgeçilmez besinidir.
* Kılçığı bile faydalı Balığın protein içeriğinin ete eşdeğer olduğunu, fasulyede bulunan proteinlere göre de aminoasitlerin fazla olması nedeniyle daha çok sindirilir ve vücutta daha çok kullanılabilir
* Sardalya ve somon gibi konser ve balıklar ve yumuşak kılçıklarıyla beraber yenilebilecek küçük balıklar, bu nedenle süt ürünleri yanında beslenmemizde daha fazla kalsiyum almanın en iyi yoludur.”
*Türkiye’nin bazı bölgelerinde iyot eksikliği nedeniyle guatr ve zeka geriliği gibi ciddi sağlık sorunlarının yoğun olarak görüldüğünü hatırlatan İnanç, balığın iyot bakımından da zengin bir besin olduğunu vurguladı.
* Vücudun kış aylarında daha fazla ihtiyaç duyduğu A, B1, B2 ve D vitaminlerinin balık tüketimi ile karşılanabileceğini bildiren İnanç, kızartma işlemi sırasında yağlarda oluşan bazı maddelerin kanser yapıcı özellikte olabildiğini, bu nedenle balığın ızgara veya buğulama şeklinde haftada en az iki kez tüketilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
KAYNAK:ekolay.net


UNUTKANLIĞA İYİ GELEN BESİNLER



Unutkanlığı dert etmeyin

Zihin yorgunluğunu yenmek ve yüksek zekaya sahip olmakta beslenme çok önemli rol oynuyor. Ancak, şifalı bitkilerin de zekayı canlandırıcı etkileri var. Genelde yaşlılar için büyük bir sorun olan unutkanlık, artık gençlerde de görülüyor.
İki çeşit unutkanlık var.
*Birincisi basit unutkanlık, geriye dönüşü olan düzelebilen unutkanlık. Daha çok stres ve depresyonla oluşuyor.
*İkincisi ise kötü huylu unutkanlık. Hafıza kaybı, yani 'Alzheimer' hastalığı gibi beyindeki ağır hücre yıkımıyla ilgili oluşuyor. Beyindeki hücreler arası enerji transferinin bozulması, hücrelerin bilgileri kaydetme, tekrar çağırabilme, bilgileri depolayabilme ve özelliklerinin bozulması, unutkanlık olarak tanımlanıyor.
Hafıza gücünü artırmak için, vitamin almak, dengeli beslenmek, temiz havada egzersiz yapmanın yanı sıra bitkilerin şifalarından da yararlanmak mümkün.
* Kırmızı biber: İçerdiği bolca C vitamini sayesinde, uyarıcı etki göstermektedir. Özellikle acı olanı tercih edilmelidir. Dimağı kuvvetlendirici olmasının yanı sıra, soğuk algılındığında meydana gelen ağrıların giderilmesi için de iyi bir kaynaktır.
*Ceviz: Her gün bol miktarda ceviz yenilmesi, hafızayı canlı tutmaktadır. Görüntü olarak da beyni andıran bir özellik taşıması, dikkat çekicidir. Konsantrasyon güçlüğü için etkilidir.
*Üzüm: Özellikle kurutulmuş üzüm dimağı kuvvetlendirir. Sınav dönemlerinde öğrenciler için bulunmaz bir besin kaynağıdır. Unutkanlık için her gün yenilmelidir.
*Soğan: Sarımsak gibi, kan dolaşımını sağlayıcı ve kanı temizleyici etkiye sahiptir. Damarda tıkanıklık yapan maddelerin fonksiyonlarına engel olur. Beyinsel faaliyetleri artırır. Zihin yorgunluğuna iyi gelen soğan, adeta C vitamini deposu. Mikroplara karşı vücut direncini güçlendirirken, damar sertliği, grip, astım ve soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı vücudu koruyor. Böbreklerde taş ve kumların düşürülmesinde de önemli rol oynuyor.
*Buğday: Buğday unu; konsantrasyon bozuklukları ve ilgisizlik gibi durumlarda, dikkat eksikliğinde öğrencilerin yardımcısı olarak düşünülebilir. İçerdiği E vitamini sayesinde de hücrelerin yenilenmesinde rol oynar ve birçok minarelleri de içermektedir (B1, Ca, Mg, F, K, Fe, Zn, fosfatlar, vb.).
BİBERİYE ZİHİN AÇIYOR
*Biberiye: Dolaşım sistemini düzenleyici ve zihin açıcı etkisi bulunuyor.
*Karanfil: Çay gibi demlenip tatlandırılarak içildiğinde hafızayı kuvvetlendiriyor, zihni açıcı ve unutkanlığı geçirici etli gösteriyor. Bu çay, kalp çarpıntısına iyi geliyor. Ayrıca, dişleri kuvvetlendirici etkisi de var.
*Ahududu: Bahçelerde yetiştirilebilen bir bitkidir. İnsana zindelik verir. İyi bir zihinsel
yorgunluğu giderici özelliğe sahiptir.
*Kereviz: Unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar sökücü özelliği var. B vitamini, demir ve kireç içeren kereviz, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalıdır.
kaynak.takvim


ŞALGAMIN FAYDALARI



ŞALGAM

Hafif acımsı-tatlımsı kökleri sebze olarak yenilen Şalgam'ı veren bitkisi, Turpgiller'dendir. 50-120 cm. kadar boylanabilen ve ülkemizde de yetiştirilen bitkinin birinci yılında kökü ve toprak üstü yeşil kısımları; ikinci yılında çiçek sapı, çiçekleri ve tohumları oluşur.Bitkinin sebze olarak değerlendirilen bölümü, şişkin kökleridir. Basık, yuvarlağımsı ya da uzun silindirik biçimlerde olan kökün sertçe etinin rengi beyaz ya da mavimtıraktır. Ama, kökün toprak yüzeyine yakın kısmı kırmızı, mor, beyaz, sarı veya yeşil renklerde olabilir. Bitkinin oval biçimli yaprakları yeşil renkli, yaprak kenarları düz ya da testere gibi dişlidir.Şalgamın çiçek sapları 50-120 cm. kadar uzar. Erselik özellikli çiçekleri, parlak sarı ve bazen beyaz renkte olur. Tohumları lahananınkilere çok benzediğinden, satın alırken aldanmamaya dikkat edilmelidir. Şalgam, günümüzde hem insanlar hem de hayvanlar için üretilmektedir. İnsan yiyeceği olarak yetiştirilenleri yumuşak etli, hayvan yemi olanları ise sert etlidir. Şalgam, bazı çorba ve soslara katılır, yemeklerde garnitür olarak kullanılır. Bazı yörelerimizde suyu sevilerek içilir.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI
*Şalgam, patates yaygınlaşana değin, büyük önem verilerek tüketilen bir sebzeydi.
*Şalgam,tüm Turpgiller gibi, bedenin kansere yakalanma rizikosunu en aza indirgeyen bir besindir. o
*Zengin potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürmektedir.
*İçerdiği zengin orandaki lifi sayesinde peklik (kabızlık) çekenlere iyi gelir. o *Bedene dinçlik sağlayan, mide ve siyatik ağrılarına iyi gelen bir besin olarak bilinmektedir.
*Şalgamın taş ve kum döktüğünü, bronşları boşalttığını, bol idrar söktürdüğünü uzmanlar, şalgamın yaprakları ince kıyılarak salata şeklinde yenirse yukarıdaki hastalıklara iyi geldiğini bildiriyor. Uzmanlar, şeker hastalarının da şalgam yiyebileceğini vurguluyor ve şalgam ne kadar çiğ yenirse o kadar faydalı olduğunu hatırlatıyor
KAYNAK:netten alıntı


HAVUÇUN FAYDALARI



HAVUÇ:uzmanlar, havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu söylüyor. Kansızlık halinde, sabah, öğle, akşam taze çıkarılmiş 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor. Mide ve barsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu ifade eden uzmanlar, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı attığını vurguluyor

*A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir.
*Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor.
*Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür.
*Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor.
*Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor.
* Mide ve bağırsak kanamalarını önler,
* Kansızlığı giderir,
*Anne sütünü arttırır,
*Yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir,
*İdrar ve bağırsak gazlarını söktürür,
* Ülserdeki şikayetleri giderir.
* Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
*Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi. .
kaynak:netten alıntı


GENÇLEŞTİREN GIDALAR



SU:Hücrelerin ve bağ dokularının dolgu ve destek gereksinimini karşılıyor. Besinlerin hücrelere taşınmasını, atıkların da hücrelerden çıkışını sağlıyor.

SOYA FİLİZİ: Vücudun kendi hormonları kadar etkili. Cildi dolduruyor ve gerginliğini sağlıyor.
ISPANAK LAHANA: B vitamini bağ dokusunun sıkılığını destekliyor, selüliti önlüyor.
YEŞİL ÇAY: Serbest radikallere karşı önemli hücre koruyucu maddeler içeriyor ve böylelikle yaşlılığın doğrudan hücrelerde durdurulmasını sağlıyor.
SOMON VE RİNGA BALIĞI: Vücudun acil ihtiyaç duyduğu ama kendi başına üretemediği doymamış yağ asitleri içeren bu balıklar, hücrelerdeki yaşlılık sürecini yavaşlatarak anti-agingíde anahtar görevi görüyor.
SARIMSAK: Bileşimindeki allizin maddesi kan dolaşımını harekete geçirerek cildi arındırıyor. Böylelikle cilt sağlıklı bir renge kavuşuyor.
TAVUK: Vücudun güzellik hormonları üretmek için ihtiyaç duyduğu yüksek değerde protein içeriyor. Ayrıca kolajen üretimini ve bağ dokusundaki liflerin yenilenmesini destekliyor
ZEYTİNYAĞI: Soğuk preslenmiş hali sağlıklı yaşam için bire bir olan bu yağ, erken yaşlanma ve kırışıklıklar için mükemmel bir silah. Doymamış yağ asitleri hücreleri tehlikelerden koruyor.
YUMURTA, SÜT: Dikkat çekici şekilde "niacin" maddesi içeriyorlar. Bu B vitamini depoları hücre yenilenmesi için vazgeçilmez olarak tanımlanıyor. Rezene: Kalsiyum zengini bu ot, ciltte su depolanmasını sağlıyor ve hücre yenilenmesinde görev alıyor. Haftada birkaç kez sofrada olmalı. Demlenip çay gibi içilebilir. Avokado: E vitamini açısından zengin. Böylece serbest radikallere karşı içeriden de etki ediyor. Elma: Şeker ve ensülin cildi yaşlandırıyor. Buna karşın elma kan şekerini sabitliyor ve ensülin iniş çıkışını engelliyor


KOLESTEROLÜ DÜŞÜRMENİN YOLLARI



Kolesterolünüzü düşürebilecek doymuş yağ oranı düşük 7 sağlıklı yiyecek...

Yulaf:Kadınlar üzerinde yapılan araştırmaya göre, yulaflı yiyeceklerle beslenenlerin HDL kolesterol seviyesinin % 11 artırdığı belirtiliyor.
Badem:Badem, LDL kolesterolünün yükselmesinden kaynaklanan oksitlenmeyi önlemeye yardımcı oluyor. Bu süreçte damarları güçlendirir ve kardiovasküler riskleri azaltıyor.
Kuru bakliyat ve mercimek:Önceki araştırmalarda düşük yağ içeren gıdalarla beslenmenin LDL kolesterol seviyesini düşürdüğü gözleniyor. Menünüze kuru bakliyat, mercimek, sebze ve tahıllar yapılan yemekler ekleyebilirsiniz.
Mavi yemiş:Mavi yemiş (Blueberry ) zengin bir antioksidan olarak bilinen pterostilbene içeriyor. Bu nedenle kolesterol için de yararlı..ArpaGönüllüler üzerinde yapılan araştırmada, arpanın LDL kolesterol seviyesini düşürdüğü belirtiliyor.
Avokado:Avakado, kötü kolesterol LDL'yi düşürüp iyi kolesterol HDL'yi yükseltiyor.
Şarap:Akşam yemeğinde bir bardak şarap içmek iyi kolesterolü yükseltiyor, kalp krizi riskini azlatıyor. Tabi çok fazla içmenin kalp hastalıklarına neden olduğunu gösden kaçırmamalısınız.
kaynak.netten alıntı


ENGİNARIN FAYDALARI



KARAÇİĞER DOSTU ENGİNAR

Vücudun en büyük ve en önemli organı olan karaciğer, vücuttaki protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçlar ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlıyor.
Enginar, antioksidan özellikleri nedeniyle karaciğer hastalıklarında tedavilere ek olarak verilen besinlerin başında geliyor.Özellikle karaciğer hastalarının bol bol tüketmesi önerilen enginar; 'Cynarine' adlı madde sayesinde en sert yiyeceklerin dahi sindiriminin kolaylaşmasını sağlıyor. Enginar, karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, arterit ve gut hastalığına yakalananlarla, hamilelere de tavsiye ediliyor.
ENGİNARIN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR
Karaciğer ve böbrek yetersizliğinde,
Bunların sancılarında,
Sarılık ve gut hastalıklarında,
Aşırı şişmanlıkta,
Kurdeşende,
Romatizmada ve egzamada oldukça faydalıdır.
Kan dolaşımını düzeltir.
Kollestrolün neden olduğu damar sertleşmelerinde,
Kalp sancıları,
Enfarktüs,
Beyin kanamaları gibi rahatsızlıkların önleyicisidir
Kaynak:netten alıntı


MISIRIN FAYDALARI



Prof.dr İbrahim Saraçoğlu bol bol mısır tüketin mısır çok faydalı diyor

*Mısır taneleri doymamış yağ asitleri, nişasta ve A vitamini açısından zengindir.
*Doymamış yağ, kandaki kolesterol düzeyinin kontrol edilmesine yardımcı olduğu için kalp ve damar sağlığına faydalıdır
*A vitamini ise gözler, kemikler, diş ve böbrekler için gerekli bir vitamindir.
*Sağlık sektöründe ise mısır nişastası, ilaç yapımı ve C vitamini üretiminde kullanılır.
*Cildi güzelleştirir ve sıkılaştırır.
*Ayırca mısır püskülüde çok faydalıdır idrar söktürücü,ve zayıflamayı kolaylaştırıcıdır
kaynak:seda sayan


PROF.DR ERKAN TOPUZ'DAN ZERDEÇALIN FAYDALARI



Erkan Topuz doğa hastalığın yanında şifasınıda veriyor bitkilerimize sahip çıkalım diyor

*Zerdeçal en etkin ve yagın kullanılan antioksidanlardan biridir
*Zerdeçalın enfeksiyon etkisi: yapılan araştırmaların sonunda zerdeçalın lekotiren,prostoglandin,tumör,nekroze edici faktör ve interlokin-12 gibi iltihap oluşturan maddelerin ortaya çıkışını geçikleştirip hafiflettiğini göstermiştir
*Zerdeçal solunum yollarına iyi gelir:antienflamatuar veantioksidan etkileri ile üst solunum yolları,astım ,bronşit ve sinüzite çok iyi gelir
*Zerdeçal kansere iyi gelir:zerdeçalın aktif maddesi curcumin hem kanserin korunmasını sağlar hemde bazı kanserlerde tedavi edici olarak kullanılır.tümör hücrelerinin üremesini engeller ve toksik yan ürünlerini azaltır.
*Zerdeçal alzheimer hastalığına iyi gelir:antioksidan ve antienflamatuar etkisi ile alzheimer hastalığına gidişi engeller.ayrıca beta amiloit plakalarının gelişimini yavaşlattığını göstermiştir
* Zerdeçalın iyi geldiği diğer hastalıklar:katarak oluşumu,karaçiğer hastalıkları,felç olmak üzere olan hastalarda olumlu etkisi olmuştur
Kaynak:netten