HASTALIKLARVEBİTKİLERLE TEDAVİ

on 16 Aralık 2014 Salı



Haşlayıp ezerek koyarsanız kaşıntı geçer.
APANDİSİT
Bu hastalığı önleyici en etkili şey, Böğürtlen çayıdır.
ARPACIK AĞIZ YARALARI
Sirke ve susam yağı karışımı ile gargara yapılabilir
Birer çorba kaşığı böğürtlen yaprağı, hunnap, mercimek ve sinirli yapraktan oluşan karışımı kaynatıp, ılıkken gargara yapabilirsiniz.
Kuru üzüm, anason ve balı aynı ölçüde karıştırıp, yaraların üzerine sürebilirsiniz.
Bol kekik çiğneyin.
AKCİĞER RAHATSIZLIKLARI
Isırgan tohumu, karabiber, mürsafi, bal ve hardal eşit miktarda karıştırılır ve sabah akşam birer çorba kaşığı yenir.
ALERJİ
100gr. ısırgan otu + 100gr. kırkkilit otu karışımını çay gibi demleyip, günde 3 çay bardağı içmek ve bu tedaviye en az 20 gün devam etmek gerekir.
Şahtere otu çay gibi demlenip, sabah akşam 1 su bardağı içilebilir.
Birer çorba kaşığı Acı yonga ve Ravend çini, demlenip sabah akşam birer bardak içilir.
Kaşınan bölgeye Oğulotunu
1 çay bardağı sıcak suya bir tutam papatya konur ve bir müddet sonra süzülerek bununla göze masaj yapılır. Bu tedavi 2 saatte bir, 5-10 dakika tekrarlanır.
ASTIM
1 lt. suya 1 tutam Mersin yaprağı veya ısırgan konur ve 10 dk. kaynatılıp demle-nir ve süzülür. Günde 8-10 çay bardağı, şekersiz olarak içilir.
1 lt.sıcak suya 5 yemek kaşığı Isırgan otu konur, 5 dk. sonra süzüp günde 8-10 bardak şekersiz içilir.
BADEMCİK
Kekik gargarası çok etkilidir.
Balık yağı içirilmelidir.
BASUR
Zulumba ve Üzerlik tohumu eşit oranlarda katıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çay kaşığı yenir.
BAŞ AĞRISI
Baş ağrısının pekçok sebebi olabilir. Etkili tedavi için bu sebepleri ortadan kaldır-mak gerekir.
1 bardak sıcak suya birer tutam lavanta, papatya, nane, biberiye ve kekik konur,5 dk. sonra süzerek günde 2-4 bardak içilir.
BÖBREK VE MESANE TAŞI
1 lt. suya birer tutam Kırkkilit otu, Mısır püskülü ve Kiraz sapı konur, 5 dk. kay-natılır ve süzerek günde 2-4 bardak içilir.
Ağrıyı dindirmek içinse; 1 lt. suya birer tutam Keten tohumu ve Meyan kökü ko-nur, 15 dk. kaynatılıp süzülür ve günde 3-4 bardak, aç karnına içilir.
CİLT HASTALIKLARI
80g. ravent çini, 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karnına 1 tatlı kaşığı yenir.
DAMAR TIKANIKLIĞI
250g.Hayıt tohumu, 6lt suda yarım saat kaynatılır ve günde 3 öğün, aç karna, bir çay bardağı içilir. ( Tansiyon düşürücü etkisi vardır. )
DUDAK ÇATLAMASI
Balmumu ve gülyağı birlikte eritilerek çatlaklara sürülür.
Susam yağı da iyi bir koruyucudur.
ERGENLİK SİVİLCELERİ
Şap ve narkabuğunu sirkeli suda kaynatıp bu su ile sivilceleri silmek yararlıdır.
GASTRİT
Hergün kahvaltıdan önce 1 çay kaşığının dörtte biri oranında Hardal tohumunu, ılık su ile içmek ve bu tedaviyi 20 günlük kür halinde yapmak faydalıdır.
GUATR
Tere tohumu, nöbet şekeri veya bal ile eşit oranlarda karıştırılıp yenir.
Deniz süngeri kurtulup toz haline getirilir ve balla karıştırılarak yenir.
KALP KRİZİ
Ökseotu çayı, Melisa çayı ve Adaçayı içmek kap krizini önleyici etkiye sahiptir. Ayrıca Civanperçemi, Atkuyruğu ve kekik oturma banyoları da yararlıdır.
KANSIZLIK
50g. Kınakına, 1kg siyah kuru üzüm ve 1/2kg Mürdüm eriği ile, 3lt suda bir müddet kaynatılır ve günde 3 öğün içilir.
KAS ERİMESİ
Günde 3-4 bardak Aslanpençesi çayı yudum yudum içilmelidir.
KEMİK ERİMESİ
Günde 3-4 bardak Civanperçemi çayı yudum yudum içilmelidir.
KİREÇLENME
400g. Ardıç tohumu, 1kg bal ile karıştırılır ve bu karışımdan, günde 3 öğün, aç karnına, 1 tatlı kaşığı yenir.
NEFES DARLIĞI
Bir miktar Deniz kadayıfı, toz haline getirilir. Ihlamur içine 1 çay kaşığı oranında katılarak kaynatılıp içilir.
ÖKSÜRÜK
Günde 20g.'dan fazla olmamak kaydıyla, Defne tohumu bal ile karıştırılıp yenir.
100g. toz zencefil ve 100g. toz zerdeçal 1kg bal ile karıştırılarak günde 3 öğün aç karna, 1 tatlı kaşığı yenir.
PROSTAT
100g. Eğir kökü, 5lt suda, 2.5lt kalıncaya dek kaynatılır. Günde 3 öğün, yemeklerden yarım saat önce, 1 çay bardağı içilir.Aynı miktarda Kereviz tohumu da aynı şekilde hazırlanarak günde 3 öğün, yemeklerden 15dk. önce, 1 çay bardağı içilir.
ROMATİZMA
Hardal tohumu dövülüp, bal ile karıştırılarak yenir. Ayrıca, ağrılı bölgeye sürülür.
Aşağıdaki yağlar belli oranlarda karıştırılıp ağrılı bölgeye tatbik edilir ;
· Pelesenk yağı : 100g.
· Kekik yağı : 70g.
· Alabalık yağı : 50g.
· Karanfil yağı : 25g.
SEDEF HASTALIĞI
50g. Isırganotu, 50g. Şahtereotu ve 50g. Civanperçemi 1 lt. sıcak suda 15 dakika bekletilip süzülür ve günde 3-4 bardak içilir.
ŞEKER HASTALIĞI
1 lt. sıcak suya 20g. Mersin yaprağı konup 5-10 dakika demlenir ve gün boyu içilir.250g. servi kozalağı, 250g. pelinotu ve 100g. melisa 2.5lt. alkole konur. Hava almayan bir kapta 45 gün bekletilir ve günde 3 üğün, aç karna, 1 kahve fincanı suya 8-10 damla damlatılarak içilir.
kaynak:netten alıntıdır


ISIRGAN OTU




Isırgan Otu (Urtica diocia / urens); kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı. İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi. Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m'yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye' de her iki tür de yetişir.
Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrılarıısırgan otu çayı ile iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. lkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya veya nane ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.
Isırganotu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanmasında, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir. Değerli etken maddeleri (Potasyum tuzları, organik asitler-formik asit, histamin, asetilkolin ve Vitamin C) alabilmek için, çay hazırlanırken, yapraklar yalnızca haşlanır (kaynatılmaz). Isırganotu, koruyucu olarak da günde bir bardak içilebilir. Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar. Bu nedenle, yorgunluk ve bitkinlik halleri görülür, kişi yaşlandığını düşünmeye başlar ve verimliliği giderek azalır. Işte bu durumlarda, demir içerikli taze ısırgan otu ile çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bir ısırgan otu küründen sonra, kişi kendini çok kısa bir süre içerisinde eskiye oranla çok daha rahat hisseder, enerji ve çalısma gücü geri gelir, dış görünüm olarak da belirgin bir düzelme başlar. Safrakesesi rahatsızlığı ve kansızlık durumlarında da bitki çayı fayda sağlayacaktır. Ödemlerde, ısırganotu bedendeki fazla sıvıyı emerek büyük yararlar sağlar. Kan yaptırıcı özelliği sayesinde, kansızlık solgunluklarında, alyuvarlar eksikliğinde, anemi de yardımcı olur. Herhangi bir alerji rahatsızlığı çekenler (bahar nezlesi dahil) uzun bir süre ısırganotu çayı içebilirler. Bitki, soğuk algınlığına yatkınlığı önler, romatizma ve gut hastalıklarında yardımcı olur.
Taze ısırganotu yaprak ve kökünün kaynama suyuyla baş yıkanabilir ve saçlar canlanarak, sık bir biçimde büyümeye başlarlar. Her tür saça özellikle iyi gelen ısırganotu tentürünü herkes kullanabilir. Kafa derisi kepeksiz, saçlar sık, yumuşacık ve parlak! Damar tıkanıklıklarında da (baldırlarda), ısırganotu çok büyük yardımlar sağlar. Bu hastalığı çeken bazı kişiler, ağer zaman geçirmeden, ısırganotu kökü ayak banyoları yapacak olurlarsa, olası bir bacak empütasyonundan kurtulabilirler. Her tür kramp, nerden gelirse gelsin, kan dolaşımı bozukluğunun habercisi olabilir. Böyle durumlarda, bitkinin kaynama suyula masaj veya banyo yapmak fayda sağlayacaktır. Bu durum, koroner damarlarının daralması gibi özel durumlarda da geçerlidir. Belden yukarısı banyo küvetine doğru eğilir ve kaynatılmış bitkinin ılık suyuyla kalp bölgesine hafifçe masaj yapılır. Siyatik, lumbago ve kollarda, bacaklarda oluşan sinir iltihaplanmalarında, ağrılı bölgelere, yapraklı taze ısırganotu dalı hafifçe sürülür. Örneğin siyatikte, ayak ekleminden başlamak üzere, dıştan kalçaya kadar ve oradan da bacağın iç tarafından topuğa kadar yavaşca sürülür. Bu iki kere daha yenilenir ve son olarak, kalçadan başlayarak aşağı doğru inilir. Gerektiğinde daha başka bölgelere de aynı biçimde uygulanır. Isırganotunun sebep olduğu kaşıntıyı önlemek için, işlem sonunda o bölgeler pudralanır.
Kullanılan bitki ne kadar taze olursa, şifalı gücü de o kadar fazladır. Kış için bir miktar stok yapmayı da unutmayın ve kurutacağınız bu ısırganları mayıs ve haziran ayının güneşli günlerinde toplamaya dikkat edin. Kendi sağlığınız için bir şeyler yapabildiğinize sevinin! Ama ama en önemlisi sadece ihtiyacınız kadar bitki toplayın. Eğer sadece yaprak ve saplara ihtiyacınız varsa kesinlikle bitkiyi köküyle beraber sökmeyin. Bir bölgedeki tüm bitkileri tamamen koparmayın. Gelecek yıllarda da bitkinin neslini sürdürmesine izin verin!
Kullanım Biçimleri:
Çay Hazırlamak:
Yaprak Çayı
: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardagı dolusu kaynar suyla
haşlanır , 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane ilave edebilirler.
Kök Çayı: Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kök, bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine getirilir, 4-5 dakika kaynadıktan sonra, ateşten indirilip 5-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Tohum Çayı: Havanda hafifçe ezilmiş bir tatlı kaşığı tohum, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak su ile haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş çay, yemeklerden yarım saat önce soğutulmadan içilir.
Isırganotu Tentürü: Ilkbaharda veya sonbaharda sökülen kökler bol suda iyice yıkanır, elden geldigince ince kıyılır ve bir sisenin bogazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenir, hergün çalkalanarak güneste 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli siselerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.
El ve Ayak Banyoları: Iki avuç dolusu yıkanmıs kök, sap ve yaprak, 5 litre soguk suya konularak, 10-12 saat bekletilir ve sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır.

Banyo sırasında bitkiler suyun içinde kalabilir. Bu banyo suyu, yeniden ısıtılarak, 2-3 kere daha kullanılabilir.
Saç Yıkamak: 4-5 avuç taze veya kurutulmus yaprak, 5 litre suya koyulur, agır ateste kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5 dakika demlendikten sonra süzülür. Kök kullanıldıgında ise, 2 avuç dolusu ince kıyılmıs kök, 10-12 saat soguk suda bekletilir, sonra kaynama derecesine kadar ısıtılır ve demlenmesi için 10 dakika beklendikten sonra süzülür. Bu durumda, saç yıkamak için sodalı sabun gerekir


kaynak:.bitkisel-tedavi.com

GÜLDEN GELEN GÜZELLİK



GÜL: Cilde sağladığı yararlar yüzünden kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Parfüm üretiminin önde gelen elemanlarındandır. Gözenekleri sıkılaştırıcıdır

Gülünfaydaları
Yüz temizliği
" Bir kaba 2 yemek kaşığı kil, 3 yemek kaşığı gülsuyu ve 1 çay kaşığı zeytinyağını koyup iyice karıştırın ve koyulaşıncaya kadar iyice kaynatın. Yüzünüzü yıkadıktan sonra bu karışımı göz ve dudağın kenarları hariç cildinize sürün. 5 ya da 7 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın. Bu gül maskesi cildin kirlerini ve fazla yağlarını alıp temizler. Gül kokusu cildi rahatlatır ve besler.

" 4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül yaprağınarıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz.
natın sonra bir çay kaşığı dövülerek toz haline getirdiğiniz ıhlamur yaprağından, bir çorba kaşığı taze kaymak, bir tatlı kaşığı süzme bal ilâve edin. Hazırlanan karışım krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave ederek karıştırın. Cildin parlak, nemli ve güzel olmasını sağlayan bu karışımı yüzünüze sürebilirsiniz.

Cilt Bakımı
" Pul pul dökülen kuru bir cilde sahipseniz bu görünümden kurtulmak için kurutulmuş gül yapraklarını küçük parçalara bölün, süt, mısır nişastası ve bir parça bal ile karıştırın. 15 dakika beklettikten sonra, bu karışımla yüzünüze yavaş yavaş masaj yapın. Bu masaj sayesinde cildiniz kaybettiği nemi geri kazanacaktır.

" 3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin koyun ve karıştırın. Bu karışım el ve dudak çatlaklarına iyi gelecektir.
" Saf zeytinyağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.
" Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın, bu karışım hem güzel kokmanızı hem de rahatlamanıza yardımcı olacaktır.

Saç bakımı
" 30gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun ve karıştırın. Saç diplerine masaj yaparak saçınızı yıkayın. Bu maske saçınızı besler, kepeklenmesini önler.
" 4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın.
Sağlıklı yaşam
" Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir, yaralara ve tıkanıklıklara iyi gelir.
" İshali engellemek için 20gr. gül kurusunu 1litre suda kaynatın, günde 3 fincan içebilirsiniz
" 2 su bardağı taze gül yaprağını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. Ocaktan almadan önce içine yarım limon suyu katın.

Bu karışım hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma ve eklem iltihaplarına iyi gelir.
" 1 litre şarabın içine 1 avuç gül yaprağı atın, yarım saat dinlenmesi için bırakın. Cildinizi bu karışım ile temizleyin.

kayanak:netten alıntı

KİRAZ SAPININ FAYDALARI



KİRAZ SAPI BİR ÇOK DERDE DEVA

Bir çok derde deva olan kiraz sapının, idrar söktürücü özelliğiyle de böbreklerin dostu olduğu bildirildi. ADANA (İHA) - Bir çok derde deva olan kiraz sapının, idrar söktürücü özelliğiyle de böbreklerin dostu olduğu bildirildi. Kiraz sadece meyvesiyle değil, kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprakları, çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları da kullanılabilen çok yönlü bir bitki. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılan kirazın sapları idrar söktürücü olduğu gibi bronşite karşı da kullanılıyor. Gölgede iyice kurutulan saplarla hazırlanan şuruplar veya demlemelerle iyileşme sağlanabiliyor. Saplar gerekirse kıyılarak bir gün süreyle su içinde ıslanmaya ve yumuşamaya bırakılıyor. Bir litre su içine bir küçük avuç sap konularak hazırlanacak demlemeden günde 3-4 fincan içiliyor. Bu demleme günde 2 kez el ve ayak banyosu şeklinde de kullanılabiliyor. Ya da hazırlanan kiraz sapı demlemesi taze veya kurutulmuş kiraz üzerine boşaltılarak yarım saat bekletildikten sonra süzülerek aynı dozda içilebiliyor. Kirazın sapları ayrık ve mısır püskülüyle kaynatılarak demlendiğinde ise ayak ve karın şişliğinde, arpayla kaynatılarak elde edilen demlemeyse idrar söktürücü olarak kullanılıyor. Adanalı aktar Yusuf Değişmez ise kiraz saplarının en çok idrar yolları enfeksiyonları için tercih edildiğini belirterek, kiraz sapı çayının vücuttaki ödemlerin atılmasında da etkili olduğunu söyledi.


kaynak:netten alıntı

ALOE-VERA'NIN FAYDALARI



BİLEŞİMİ:
Amino Asitler: enerji sağlayan, katalizatör, kimyasal dengeyi sağlayıcı, doku oluşumunu sağlayan proteinlerdir. Vücudumuz için gerekli 22 amino asitin 20'si (vücudun üretemediği temel olan 8'in 7'si)
Antraginonlar: Anajezik, Anti-bakteriyel, Anti-fungal, Anti-viral olarak etki ederler.

Enzimler: Gıda şekerlerini ve yağları kırarak sindirime yardımcı ve besleyici maddelerin emilimini hızlandırıcı işlevleri vardır.
Auxins ve Gibberellins yara iyileştirici ve iltihaplanmayı önleyicidir.
Lignin: Nüfuz etme özelliği ile taşıyıcıdırlar.

Mineraller: Kalsiyum, Potasyum, Fosfor, Demir, Sodyum, Klorin, Manganez, Çinko sağlıklı yaşam için gerekli olan mineraller birbirleriyle, vitaminlerle ve diğer maddelerle etkileşimi sağlar.Salicylic Asit ve Saponinler

Steroller: İltihaplanmayı önleyici etken madde

Şekerler: iltihaplanmayı önleyici, anti-viral özellikle Acemannon bağışıklık sistemini de düzenleyici etkisi vardır.

Vitaminler: A, C, B1, B2, B6, B12, E, Choline, Folic Asit

Faydaları:

Aloe Vera T-Killer hücrelerinin sayısını çoğaltarak işlevlerinde daha aktif olmalarını sağlar.

. Aloe Vera, antikor oluşumunu destekler.

. Aloe Vera suyuyla desteklenen hücreler, tümörlü hücrelerin yok edilmesinde normalin 10 katı daha fazla etkilidirler.

. Aloe Vera'da bulunan enzimler, vitaminler, mineraller, poli-sakkarit maddeleri, ur, tümör ve ölü hücrelerin yok edilmesini sağlayarak gerek hasta, gerekse sağlıklı hücrelerin yeterince beslenmesini sağlar.

. Aloe Vera, gıda maddelerinin hücrelere ulaşmasını kolaylaştırmak için doku geçirgenliğini arttırır,hücrelerdeki toksinlerin daha kolay atılmasına yardımcı olur.

. Şimdiye kadar bilinmeyen bir yöntemle Aloe Vera, tıbbi tedaviler sonucu ortaya çıkan radyoaktif ışınların hücrelere verdiği zararı nötralize eder.

. Aloe Vera kemik iliği aktivitesini destekleyerek yeni alyuvarların oluşumunu hızlandırır. Bu faktör lösemi (kan kanseri) tedavisinde son derece etkilidir.

. Hücre ve dokuların 2-7kat daha fazla gelişmesini sağlar.

. Işın tedavisi ya da kemoterapi sırasında Aloe Vera suyu yan etkileri azaltmada ve bağışıklık sisteminin hastalığın seyri esnasında güçlenmesinde yardımcı olur



kaynak:medikal24

KETEN TOHUMUNUN YARARLARI




Keten tohumunun yararları:


Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir

Bağırsakları yumuşatır, kabızlığa karşı iyi gelir

Kemikleri güçlendirir.

Özellikle menopoz döneminde yararlı Bağışıklık sistemini güçlendirir

Menopoza bağlı şikâyetleri hafifletir Kalp-damar hastalıklarından korur

Kolesterol, şeker seviyesini dengeler

Yüksek tansiyonu düşürür

Romatizmal hastalıkları önler

Sinir sistemini güçlendirir

Hafızayı güçlendirir

Konsantrasyon bozukluğuna karşı iyi gelir

Yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir

Haricen kullanılarak yaraların çabuk iyileşmesini sağlar

Egzama ve sedef hastalıklarında kullanılır

Nasırlarda kompres olarak kullanılır

Solunum yolu hastalıklarında olumlu etki yapar

Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir

Öksürüğü giderir

Ağız boşluğu, boğaz ve diş eti rahatsızlıklarında gargara olarak kullanılır

Lifleri sanayide, özellikle dokumacılıkta kullanılır

Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleriYüksek oranda çözünür ve çözünmez lifProteinLignanlar (kansere karşı maddeler)VitaminlerMinerallerAminoasitler.

Keten tohumu nasıl kullanılır:

Kaynatılarak içilebilir.Dövülerek, öğütülerek toz haline getirilebilir. Bir kaşık ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir.Kavrulmuş olarak tüketildiğinde daha lezzetli olur. Keten tohumunun çok özel bir tadı veya kokusu yoktur, ama kavrulunca güzel bir tada kavuşur.Tohum şeklinde de tüketilebilir.Yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye, pasta, börek gibi unlu mamullere karıştırılarak da tüketilebilir.Günde 1-1.5 çorba kaşığı keten tohumu sağlıklı kalmak açısından yeterlidir. Dozunu kaçırmamakta yarar var.
kaynak:netten alıntı


ADA ÇAYI



-Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir,
-kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır.
-Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, yardımcı olabilecek bitkidir.
- Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir.
-Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar.
-Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir.
-Ada çayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder.
-Kan temizleyici etkisi vardır.
-Solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır.
- Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır.
-Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır.
- Ada çayı dıştan uygulandığında (Çalkalama ve Gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. -Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmayabilirdi.
- Ada çayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da (Çalkalama ve Gargara) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır.
-Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanısıra yara kompresi olarak da kullanılabilir.
- Sinirli ve yorgun olan kişiler ve (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada ada çayı oturma banyoları almalıdırlar.
-Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir.
- Bu çay, tahriş kaynaklı öksürüklerde de başarılıdır.
Kullanış şekilleriÇay hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.
Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutlmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır.
KAYNAK:vikipedi

AĞIZ KOKUSUNA TARÇINLA SON



"Nefeste oluşan kötü koku büyük oranda ağız içi kaynaklıdır. Ağız içi bir enfeksiyon, ilerlemiş bir dişeti hastalığı ya da sadece ağız içinde birkaç saatten fazla kalmış gıda artıklarına yerleşen bakteriler kokuya sebep olur." İçecek ve uygun yiyeceklerinizde tarçın kullanarak ağız kokusunun önüne geçilebileceğini belirten Diş Hekimi Kontacı, "Tarçın ağız içi bakterilerle mücadelede önemli bir silahtır. Eğer varsa tarçınlı şekersiz sakızlar da uygun bir öneri olabilir" dedi.
kaynak:Alıntıdır..

KANSIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİLER



Kansızlık (Anemi) Pek çok insanın kansızlıkla başı derttedir. Eğer tedevi edilmez ise kansere varana kadar pek çok kötü sonuç doğurabilecek bir hastalık. Anemi aslında tedavisi çok kolay olan bir rahatsızlık. Tedavi için modern tıp ilaçlarlarından yararlanılabileceği gibi alternatif tıptanda yararlanılabilir.

Isırganotu: Genelde hor görülen ısırganotu, kan yaptırıcı özelliği nedeniyle, kansızlığa karşı mutlaka kullanılması gereken bir bitkidir.Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş ısrırganotu çayı soğutulmadan yudumlanır.
Arslanpençesi: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış arslanpençesi, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.
Civanperçemi: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış civanperçemi, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak taze demlenmiş civanperçemi çayı soğutulmadan yudumlanır.
kaynak:netten alıntı


BİTKİLERE TEDAVİ



Bitkiler her derde deva oluyor işte bikaç örnek(öncelikle doktora gitmekte fayda var tabiki)

Dere Otu: Sinirleri yatıştırır , hıçkırığı keser, minarel yönünden zengindir ; sindirimi kolaylaştırır
Defne: Ateş düşürücü ve idrar söktürücü Vücuda rahatlık verir
Kekik: Spazm çözücüdür. Kan dolaşımını hızlandırır, stres ve uykususzluğu giderir
Kırmızı Biber: Bulaşıcı hastalıklara karşı etkilidir , Bağşıklık sistemini güçlendirir ,grip ve soğukalgınlığa iyi gelir
Maydonoz: Günlük C vitamini ihtiyacını karşılar , yaraların iyileşmesinde ve selülitlerin giderilmesinde yararlıdır
Nane: İç organları ve kasları gevşetir , bulantıyı keser , beden üzerinde güçlendirici tonik etkisi vardır
Kimyon: Sinirsel başdönmesini keser iştah açıcıdır , başağrısı ve migreni hafifletir Mercan Köşk: Romatizma ve adale ağrılarına karşı etkilidir, sindirimi kolaylaştırır
Üzüm çekirdeği: antioksidandır, varis, hemoroid, kollestrol ve karaciğer için kullanılır
Hibiscus: şeker hastalığı, kollestrol ve tansiyon için.Kakule: ağız kokusu ve mide rahatsızlıkları için.
Biberiye(rosmarin): kollestrol, zayıflama, karaciğer ve selülit için.
Erica: zayıflama ve fazla yağları atmak içinDemirhindi: bağışıklık sistemi ve alerjik hastalıklar için. kaynak:netten alıntı


ZENCEFİLİN FAYDALARI



Zencefilin Faydaları O kadar çok ki Her evde bulunması gerek

* Zencefil, ameliyat sonrası görülen bulantı ve kusmalara etkilidir.
* Kemoterapide; mide bulantılarının azalmasında kullanılmaktadır.
* Zencefil hamileliğe bağlı bulantı ve kusmalarda da etkilidir. Hamilelere günde 3 taze dilim (25 gr) zencefille demlenmiş çay ya da bu miktarın yemeklerine katılması önerilmektedir. Hamilelerin günlük olarak, bundan daha fazla miktarda zencefili tüketmemeleri tavsiye edilir.
* Şeker hastalarında kan şekerinin dengede tutulmasında etkilidir.

* Zencefil zayıflama tedavisinde etkilidir. Zayıflama tedavisinde kan şekerini dengede tutmakta olan etkisinden dolayı tok tutucu ve metabolizmanın yavaşlamasını engelleyici etkisi ile rahat kilo verimini sağlar. Yazın soğuk limonatalarınıza ilave edebilir, kışın da taze zencefili demleyip çay olarak içebilirsiniz.
* Üst solunum yolu enfeksiyonlarında ve soğuk algınlığında kullanılmaktadır.
* Kolestrolü düşürür ve kanın pıhtılaşmasını engeller.
* Ağrılara iyi gelir, ağrıları azaltır. Zencefilin ağrıkesici özelliğinden dolayı ağrı salgılayan kimyasalları azalttığı düşünülmektedir.
* Sindirimi kolaylaştırır. Yemeğin daha iyi sindirilmesini sağladığından mide ve bağırsak gazı oluşmasını engellemekte etkilidir
* Beynin çalışması ve gücü üzerine de etkilidir. Kan şekerinin dengede tutmaktaki etkisi ile kanda beynin enerji kaynağı olan glikoz yani kan şekeri sürekli kullanılabilir olduğundan pozitif etki etmektedir.
* Zencefilin romatizmal hastalıklar, damar sertliği, mantar hastalıkları, üzerindeki etkileri de son yıllarda araştırılmaya başlanmıştır.
BAĞIŞIKLIĞINIZ MI AZ
* Zencefilli Taze Limonata:1 yemek kaşığı rendelenmiş zencefili 1litre kaynamış suda 1 taşım kaynatın. Altını kapatıp 1 yemek kaşığı bal ilave edip karıştırın.Soğumaya bırakın.1 adet limonu sıkıp bu karışıma karıştırdıktan sonra taze olarak için. Zencefilli limonata; bağışıklık sisteminiz zayıfladığında, kendinizi yorgun hissettiğinizde, soğuk algınlığı ve grip hallerinde önerilen içecektir. Zencefilli limonata sigara içenler, diyet yapanlar için de sağlıklı bir seçimdir.
SOĞUK ALGINLIĞI İÇİN BİREBİR
* Zencefilli Kekik Çayı:1 -2 litre kadar suyu çaydanlıkta kaynatın.Ocağın altını kapadıktan hemen sonra 2 yemek kaşığı rendelenmiş zencefili ve 1 tatlı kaşığı kuru yaprak kekiği ilave edip demlemeye bırakın.Sıcak servis yapın. Servis sırasında arzuya göre bal ilavesi yapın.Özellikle soğuk algınlığı, mide rahatsızlıkları ve diyet sırasında içilebilir.


AYNISAFA BİTKİSİNİN FAYDALARI



Aynısafa bitkisinin faydaları : İltihap giderici, antibakteriyel, sıkıştırıcı,büzüştürücü, yara iyileştirici, mantar hastalığını iyileştirici, safra salgılarını artırıcı, kramp çözücü, lenf sistemini temizleyici, adet kanamalarını artırıcı. Kullanım Biçimleri :Çay hazırlamak: Yarım tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay yeterlidir. Dıştan kullanım için hazırlanan çay için iki misli bitki kullanılmalıdır.
Merhemi: İki avuç dolusu ince kıyılmış taze bitki (sap, yaprak, çiçek) hazırlanır. 500 gr içyağı veya margarin, kızartma yapılacakmış gibi kızdırılır ve içine bitkiler dökülür. Çıtırdaması beklenir, karıştırılır ve ateşten çekilir. Üstü kapatılarak, serin bir yerde gece boyunca bekletilir. Ertesi gün hafifçe ısıtılır, bir tülbentten geçirilerek süzülür ve merhem kaplarına aktarılır. Serin bir ortamda saklanmalıdır. uzun süre dayanmaz.
Özsu çıkarma: Yaprak, sap ve çiçekler iyice yıkanır, ince doğranır ve henüz nemliyken, mutfak robotunda suyu sıkılır.
Kompres: Kompres yapılacak bölgeye önceden yağlı bir krem sürülür, uygun büyüklükte bir pamuk veya bez parçası inceltilmiş tentür ile ıslatılır, sıvının fazlası sıkılır ve nemli pamuk veya bez hasta bölgeye konur ve yayılır, üstü bir naylon parçası ile örtülür ve hepsi büyük bir bez veya sargı bezi ile sarılır. Kompres süresi 2-4 saat olabilir, ama gece boyunca da sürebilir. Önemli olan kişinin kendisini rahat hissetmesidir.
TÜMÖRE KARŞI AYNISAFA MERHEMİ:
Eğer kısa süre önce bir ameliyat yapılmışsa, bu büyük yara izinin üstüne aynısafa merhemi sürülür. Merhem, yaranın gerginliğini azaltır ve en iyi biçimde kaynamasını sağlar. Derinin düzgünleştirilmesi için de, merhemin yapımından artan bitki posası, 4-5 kere yeniden ısıtılarak, ameliyat yarasının üstüne kompres olarak uygulanır.

* Merhemin hazırlanışı: Bir tavada veya tencerede 250 gr saf domuz yağı (kaz yağı veya tereyağı) iyice kızdırılır. Bu kızgın yağın içine 2 avuç ince kıyılmış taze aynısafa bitkisi (yaprak, çiçek, sap) eklenir. Köpüklenme başladıktan sonra kısa bir süre karıştırılır ve ocaktan indirilerek serin bir yerde ertesi güne kadar bekletilir. Ertesi gün, yağ iyice akışkan hale gelene kadar ısıtılır, bir tülbentten geçirilerek süzülür ve kapaklı merhem kaplarına aktarılır. * Not: Süzme sırasında posalar sıkılacak olursa, bitkinin özsuyu yağın dibine çöker ve küf oluşturur. Bu tür merhemlerin, buzdolabında muhafaza edilmesi gerekir.
EGZEMA (SEDEF ) HASTALIĞI İÇİN :Biraz kınanın içerisine aynısafa yağı katıp macun kıvamında bir karışım elde ediyoruz. bu karışım egzemaya sürüldüğü zaman birkaç gün içinde gözle görülür bir etki olacaktır
kaynak:netten


PROF.DR İBRAHİM SARAÇOĞLUN'DAN SİGARA İÇENLER ÖZEL FORMÜL



İbrahim Saraçoğlundan Sigara içenlere özel formül

Malesef İnsaların çoğu sigara bağımlısı ve ne yazıkki , sigarayı bırakamıyorlar,En azından zararlarından kurtulabilmek için.
Prof.Dr İbrahi Saraçoğlunun özel formülü . Bu formül ile sigaranın vücudunuza verdiği tüm zararları elbette ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz
Formülün temeli TERE OTU
Ayda 5 kez bunu yapacaksınız. 5 gün üst üste yaptıktan sonra diğer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanız gereken şu; 5 gün boyunca her gün bir bağ tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öğlene kadar yarısını, öğleden sonra diğer yarısını yiyeceksiniz.Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedilebilir. Bu zararlı bir şey değil. Bu ot aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Formülü uygulamaya başladıktan sonra 2 veya 3. günde balgam çıkartmaya başlıyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanıp bırakılacak, unutmayın)
kaynak:netten


PROF.DR.İBRAHİM SARAÇOĞLU EBEGÜMECİNİN FAYDALARINI AÇIKLIYOR



Prof.Dr İbrahim Saraçoğlu ülkemiz bulunmaz bir bitki cenneti diyor.Ama ne yazıkki bizler bunun farkında değiliz. Elimizdeki servetin değerin bilmiyoruz

EBEGÜMECİDE BU BİTKİLERDEN SADECE BİRİSİ
Ülkemizde 8 ebegümeci türü yetişmektedir. Bunlardan en önemlisi, Büyük ebegümeci (M. sylvestris) türüdür. 20-30 cm. arasında boylanabilen bu türün yaprakları yuvarlağımsı biçimli, kenarları dişli, uzun saplı, tüylü, almaşık dizili, 3-7 parçalı ve palmiye gibi damarlıdır. Yaz boyu ve sonbahar başlarında açan pembe renkli, eflatuni çizgili çiçekleri, yaprakların koltuklarından çıkar. Meyveleri 10 parçaya bölünen, olgunlaştığında açılmayan kuru tohumlar halindedir. Bitki, döktüğü tohumlarıyla çoğalır.
Ebegümecinin yapraklan büyük oranda yapışkan bitki sıvısı; ayrıca glikoz, pektin, yağ esansları ile az miktarda tanen içerir. Yaprak ve sapları hafif kokulu ve yavan lezzetlidir. Bazı yerlerde sebze olarak yenilir.
Tibbi Etkileri ve Kullanımı Tıbbi yararları hatmi ya da gülhatmininkine çok benzeyen ebegümecinin, bu etkileri ve onlardan yararlanma yöntemleri şöylece sıralanabilir:
• Gastrit ve mide ülserlerinde iyileştiricidir.
• Üst solunum yollan nezlesi ile bronşitte göğsü yumuşatıcı; balgam söktürücü ve öksürüğü kesicidir.
Bu gibi durumlarda kullanılmak üzere, yaz boyunca ve sonbahar başlarında, bitki çiçekli olduğu sürece, yaprak ve çiçekleri toplanıp gölge ve havadar yerde kurutulur. 2 tatlı kaşığı kurumuş yaprak ve çiçek karışımı üzerine 1 bardak kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde üç kez birer bardak içilir.
• Ebegümeci ayrıca ciltteki çıban, yara ve küçük yanıklarda iyileştirici etki yapar.
Bunun için, bitkinin taze yaprak ve çiçekler ezilerek hazırlanan yara lapası, bir tülbentin içine konularak, şikâyet edilen yere kompre şeklinde uygulanır.

Faydaları :
*Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser.
*Mide ve bağırsakların muntazam çalışmasını sağlar.
*Kabızlığı giderir.
*Mide bulantısı ve kusmaları önler.
*Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir.
*Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir.
*Nezle, bronşit, nefes darlığı tedavisinde kullanılır.
*Lapası çıbanların olgunlaşmasını sağlar.
*Burun kanamasını durdurur.
*Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
*Mide ağrısını keser.
*Burun tıkanıklığını giderir.

UYARI:Hamile kalmak isteyenler yada hamile olanlar kesinlikle ebegümeci yememelidir

Kaynak:seda sayan


PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLU



PROF DR İBRAHİM SARAÇOĞLU'NDAN ISIRGAN OTU KÜRLERİ
Akciğer kanserini önleyici ve tedavi edici Kür;
Yarım litre kaynamakta olan suyun içerisine bir tutam ebegümeci (yaklaşık 4-5 gram) ve bir tutam da ısırgan (yaklaşık 4-5 gram) atınız. Hafif ateşte ağzı kapalı olarak 4 dakika haşlayınız. Ilıdıktan sonra mutlaka süzerek bitkileri ayırınız. Aç karına sabah ve akşam bir çay bardağı içiniz. Aç karna içtikten en az yirmi dakika sonra yemek yemeye başlanabilir. Önleyici kür olarak haftada 3-4 gün uygulanır ve bir ay devam edilir. Yılda en az iki defa uygulanır. Kanserli hastalarda ise üç ay boyunca hergün hiç ara vermeden günde bir su bardağı içilerek devam edilir. Üç ay tamamlandıktan sonra 15 gün ara verilir ve tekrar 3 ay boyunca bir gün atlayarak bir su bardağı içilir. Daha sonraki günlerde zaman zaman uygulanır.
Dikkat:
Her iki bitkinin de aynı şartlarda kullanılması gerekir. Ya her ikisi de kurutulmuş veya her ikisi de taze olarak kullanılmak zorundadır. Birini taze olarak, diğerini kurutulmuş olarak kesinlikle kullanmayınız. Kullanma aşağıdaki şekilde olmalıdır:
-Birinci hafta bir gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-İkinci hafta iki gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Üçüncü hafta üç gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Dördüncü hafta dört gün arayla, sabah ve akşam aç karna
-Beşinci haftadan itibaren haftada bir defa sabah ve akşam aç karna birer çay bardağı içilecek.
Romatizma ağrılarına karşı KÜR;
Çok az suda 5 dakika haşlayarak lapası yapılır. Hazırlanmış olan bu ısırgan lâpası çok sıcak olmamak şartıyla tülbente sarılarak romatizma ağrısının olduğu bölgenin üzerine konularak onbeş dakika etki ettirilir. Haftada 2-3defa uygulanır.
kaynak:SEDA SAYAN

PROF DR İBRAHİM SARÇOĞLUN



Prof Dr. İbrahim Saraçoğlunun, basur(hemoroit ) ,hastalığına karşı iki ayrı kürü
1. CİVELEK(CINGILDAK)KÜRÜ : Hemoroid'e karşı önermiş olduğum bitkisel kür Anadolu'da " Cıngıldak" olarak adlandırılmaktadır. Bazı yörelerde "civelek" olarak da belirtilmektedir. Özellikle Ege bölgesinde ve Torosların eteklerinde yetişen bu bitkinin yatay geçiş yapmış olan türleri vardır. Doğru türü, hemoroid şikayetlerine karşı mükemmel etkilidir. Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 g dır.
2. DEREOTU KÜRÜ : Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 15 dakika önce tüketilecek dereotu basura karşı mükemmel bir çözüm getirmektedir. Bir ay boyunca uygulanmalıdır.
Kaynak:netten

İBRAHİM SARAÇOĞLU VE MİĞREN



SARAÇOĞLUNUN MİĞREN İÇİN ÖNERİLERİ
- Miğren ağrıları hemüz yeni yeni başlayanlar,kronikleşmemiş olanlar için biberiye çayı çok faydalıdır bu çayı içtikleri zaman ağrılarının hafiflediğini görecekler diyen prof saraçoğlu kronikleşmiş miğren ağrıları için ise aslan pencesi kesinlikle mükemmel bir bitkidir diye açıklamalarına devam etti.
ASLANPECESİ;Düz yapraklı olanı çok faydalıdır ,1su bardağı suda 1 tutam aslanpencesini atarak 8dk en fazla 12 dk kaynatın ve için her geçen gün ağrılarınızın geçtiğini göreceksiniz,kaynak:sedasayan


FUNDA YAPRAĞI



FUNDA YAPRAĞI
Zayıflama çaylarının başında yer alan funda yaprağının zayıflamanın yanı sıra vücudumuza pek çok yönden faydası dokunuyor.

FAYDALARI; Funda yaprağı iyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar söktürücüdür. İdrar yolları enfeksiyonlarında etkilidir.Kabızlığı giderici etkilere sahiptir.Şişmanlık rahatsızlıklarında kullanılan funda suyu çok etkili bir zayıflatıcıdır.Yemeklerden sonra 1 su bardağı kadar içilirse yağların eritilmesinde yardımcı olur. Ayrıca iltihabı kurutmada, romatizmal hastalılarda, kolesterol düşürücü ve ağrı kesici olarak da kullanılmaktadır. idrar yolları dezenfektanı olarak kullanılır, idrar söktürücü ve kabızlığı giderici etkilere sahiptir. Altına ıslatan çocuklarda faydalıdır.
Kullanma şekli: 1/4'ü Funda Suyu ile doldurulmuş çay bardağını su ile tamamlayıp içiniz.Günde üç çay bardağı içilir
...

KOLESTROL



KOLESTROLÜ DÜŞÜRÜCE ŞİFALI BİTKİLER
Kolesterol yüksekliği kalp sağlığı açısından çok önem taşır. Kolestrolün düşürülmesi ve sağlıklı bir kalbe kavuşmak için tıpbın yanı sıra bitkilerdende yararlanmak gerekir...
ŞİFALI BİTKİLER
-Şahtere otu, Boy otu, Domalan mantarı, Frenk maydanozu, Lavanta çiçeği, Ada çayı, Akdiken yaprağı, Ihlamur, Nane
BİTKİLERİN HAZIRLANIŞI
- Şahtere otu, boy otu ile birlikte suda demlenir. Süzü­lerek elde edilen sıvıya kıyılmış domalan mantarı ilave edilerek lapa kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazır­lanan bu lapadan günde üç çorba kaşığı yenir.
- Frenk maydanozu, lavanta çiçeği ve ada çayı aynı ka­ba konarak demlenir. Süzülerek elde edilen karışıma şe­ker ilave edilerek şerbet kıvamına gelinceye kadar karış­tırılır. Isıtılan bu şerbetten sabah ve akşam iki bardak içilir.
- Akdiken yaprağı ve ıhlamur suda kaynatılarak dem­lenir. Süzüldükten sonra elde edilen karışıma nane tozu ilave edilerek şurup kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan bu şuruptan yemeklerden önce ve sonra bir çorba kaşığı içilir.

KAYNAK:en-sifalibitkiler

MUCİZE MANTAR REİSHİNİ




Kırmızı Mantar Reishinin ;LATİNCE adı 'Ganoderma Lucidum' olan ve 'Ölümsüzlük Mantarı' diye bilinen mantar, Türkiye'de ilk kez Çukurova Üniversitesi'nde (ÇÜ) üretildi. Birçok kanser türü de dahil çok sayıda hastalığa şifa gösterilip, "Mucize bitki" olarak nitelendirilen mantar, Uzakdoğu ve ABD'den sonra üretildiği Türkiye'de 'GanoTürk' adıyla çay olarak piyasaya sunulacak.

BAŞLICA FAYDALARI :
- Kansere karşı etkilidir - Yaşlanmayı Geçiktirir

- Saç Dökülmesini - Fiziksel Görünüşünüze
- Bağışıklık Sisteminize - Beden ve Ruh Sağlığına
- Boşaltım sistemine- Sinir Sistemine
- Solunum Sistemine - HIV / AIDS Hastalığına
- Kan Dolaşımına - Kas ve Kemik Sistemine
- Antibakteriyel - Antiviral
- Antiülser- Antialerjik
- Antidepresant- Antioksidant
- Ağrı kesici - Ateş düşürücü
- Karaciğer - Katarakt
- Obezite - Romatizma

- Nefrit - Alzheimer
- Astım - Bronşit
- Depresyon - Epilepsi
- Hemeroit- Hepatit
- Akciğer koruyucusudur.
Kaynak:netten